Her hafta bir çevirmen, Türkçe öğrenenlerin merak edebileceği en güncel sözcük veya ifade hakkında hap bilgiler veriyor.
25.07.2026
Ateşten Gömlek
Ateşten gömlek giymek deyimi, bir hedef uğruna acı verici, zorlu veya fedakarlık gerektiren bir sorumluluğu üstlenmek anlamına gelir. Bu tabir, Halide Edip Adıvar’ın 1922’de Kurtuluş Savaşı üzerine yazdığı romanı Ateşten Gömlek’ten gelir.
CHP’nin mutlak butlan* davasının sonuçları sebebiyle istifa kararı veren eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 21 Temmuz 2026’daki TBMM Grup Toplantısı’nda, “Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz,” ifadeleriyle partiye veda etmişti ve Yeni Parti adı altında siyasete devam edeceğini açıklamıştı.
24 Temmuz’da Özel dahil 91 milletvekili, “Atatürk’ün partisi” ve partililerin deyişiyle “Baba Ocağı” olarak bilinen CHP’den istifa ederek Yeni Parti’nin kuruluş dilekçesine imza verdi. Yeni Parti, kurulduğu an itibariyle TBMM’nin ana muhalefet partisi konumuna yükselmiş oldu. Milletvekili sayısı 44’e düşen CHP ise 24 yılın ardından ana muhalefet partisi rolünü kaybederek beşinci sıraya geriledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu istifaları bir “arınma” olarak betimledi.
Yeni Parti’nin yol haritasında, bir baskın seçim* olasılığına karşı en az 41 ilde örgütlenmek ve ilerleyen aylarda kendi büyük kurultayını toplamak yer alıyor.
*Bu konular hakkında daha detaylı bilgi için “Mutlak Butlan” ve “Baskın Seçim” başlıklarını inceleyebilirsiniz.
Onur Ercan, Bahar Çotur
top image: “Özgur Özel” by PES, CC BY-NC-SA 4.0
14.07.2026
Ahbap

İsmini “dost, sevilen kimse” anlamındaki ‘ahbap’ kelimesinden alan Ahbap Derneği, 2017 yılında sanatçı Haluk Levent’in başlattığı bir sivil toplum kuruluşudur. Dernek, 6 Şubat 2023 depremlerinde sahadaki faaliyetleri ve bağış kampanyaları ile biliniyordu.
Son günlerde Ahbap Derneği gazeteci Fatih Altaylı’nın toplanan bağışlara dair açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Altaylı, 23 Haziran 2026’da yayımlanan köşe yazısında Derneğin şeffaflık sözünü tutmadığını, deprem sonrası yapılan yardımlara ilişkin mali raporların açıklanması gerektiğini belirtti.
12 Temmuz 2026’da Adalet Bakanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Ahbap Derneğine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyurdu. Levent, Bursa’da gözaltına alındı.
Başsavcılığın açıklamasına göre Levent’in yurt dışı yasağı tedbiri uygulanırken yurt dışına çıkmaya çalıştığı tespit edildi. Bunun üzerine operasyon başlatıldı. Sosyal medyada Levent’in yakalanmadan önce Almanya’ya gitmek için bilet aldığı ancak yurt dışı yasağını öğrenince eve döndüğü öne sürüldü. Resmi açıklamanın devamında 6 Şubat’ta Derneğe yapılan bağışların yurt dışına aktarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı belirtildi.
12 Temmuz tarihli ilk operasyonda Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 21 kişi gözaltına alındı. 14 Temmuz’da gerçekleşen ikinci dalga operasyonda dernek başkanı Levent’in kardeşinin de aralarında olduğu 14 kişi daha gözaltına alınırken 4 şirkete el konuldu. Adalet Bakanı Gürlek, aynı gün konuyla ilgili açıklamasında sürecin devam ettiğini ve soruşturmanın kapsamının genişleyebileceğini ifade etti.
İfadelerininin alınması ardından Levent ve 13 diğer şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.
Erva Aydın, Bahar Çotur
06.07.2026
Deniz Göktaş ve “Ölü Deniz”

Türkiye; 2 Temmuz 2026’da yurt dışından kendi isteğiyle dönüşü üzerine havalimanında gözaltına alınarak verdiği ifade sonrasında 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş ve soruşturmaya yol açan stand-up gösterisi “Ölü Deniz”i konuşuyor.
Göktaş’ın 1 Haziran 2026’da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda yaptığı stand-up gösterisi “Ölü Deniz” in 24 Haziran’da YouTube üzerinden ücretsiz yayınlanmasının ardından gösteriden kesitlerin X gibi çeşitli sosyal medya platformlarında da paylaşılmasıyla video kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşarak sosyal medyada en çok konuşulan içeriklerden biri haline geldi. Gösteri sadece izlenme sayısıyla değil, içeriğinde yer alan bazı ifadeler nedeniyle başlatılan hukuki süreçle de gündeme geldi.
Gösteri herkese erişime açıldıktan sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı hicivler nedeniyle “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama”, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçları isnat edilen Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatmıştı. Göktaş, yurt dışından döndüğü sırada İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınıp 3 Temmuz’da ifade vermek üzere İstanbul Çağlayan Adliyesine getirilmişti. İfadesinde suçlamaları reddeden ve tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Göktaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Simge Gök, Bahar Çotur
27.06.2026
YKS – TYT – AYT/YDT

Türkiye’de geçtiğimiz hafta sonu (20-21 Haziran 2026) 2 milyon 400 binden fazla öğrenci üniversiteye geçiş için uygulanan YKS’ye /ye-ka-se/ girdi. Açılımı Yükseköğretim Kurumları Sınavı olan YKS, Türkiye’de her yıl Haziran ayında ÖSYM (Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı) tarafından uygulanıyor. 2017-18 eğitim-öğretim yılında faaliyete geçen bu sınav, iki oturumdan ve dört farklı puan türünden oluşuyor.
Sınavın ilk oturumu olan TYT (Temel Yeterlilik Testi), Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen testlerinden oluşurken ikinci oturumda puan türüne göre öğrenciler sayısal, eşit ağırlık ve sözel puanları için AYT’ye (Alan Yeterlilik Testi) veya yabancı dil puanı için YDT’ye (Yabancı Dil Testi) giriyor. TYT’de toplamda 120 soruya 165 dakika süre tanınırken, AYT’de 160 soruya 180 dakika, YDT’de ise 80 soruya 120 dk veriliyor. Ayrıca sınavda yapılan her dört yanlış bir doğruyu götürüyor.
Bir eğitim-öğretim yılının daha sonunda geçen senelerden “mezuna kalan” veya liseyi yeni bitiren gençler, 22 Temmuz 2026’da açıklanacak sonuçlara kilitlendi.
Zeynep Nisa Açıkgöz, Bahar Çotur
11.06.2026
LGS

Türkiye’de bu cumartesi (13 Haziran 2026’da) bir milyon ortaokul son sınıf öğrencisi LGS sınavına girecek. Liselere Geçiş Sistemi (LGS), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8. sınıf öğrencilerinin merkezi sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmesini sağlayan devasa bir seçme mekanizmasıdır. İç gündemde mutlak butlan* konusu sıcaklığını korumaya devam ederken öğrenci ve velilerin odağı tamamen bu sınava çevrildi.
En çarpıcı gelişme, MEB’in daha önce 14 Haziran 2026 Pazar yapılacağını duyurduğu sınavı takvimde geriye çekmesidir. Açıklamaya göre, A Milli Takım’ın aynı gün TSİ 07.00’de Avustralya ile oynayacağı 2026 FIFA Dünya Kupası maçının ardından oluşabilecek kutlama hareketliliği, yüksek ses ve trafik yoğunluğunun öğrencilerin odaklanmasını ve sınavın sağlıklı yürütülmesini bozabileceği değerlendirilerek sınav, 13 Haziran 2026 Cumartesi’ye alındı. Ardından, binalardaki hazırlıklar için 12 Haziran Cuma okullarda idari izin ilan edildi.
Eğitimde fırsat eşitliği tartışmalarına yansıyan süreçte, operasyonel bir yenilik olarak 924 binden fazla öğrenciye beslenme paketi dağıtılacağı açıklandı. Son dönemeçte uzmanlar, adaylara eksiklerini hata analiziyle kapatmalarını, son haftayı sakin bir ritimle geçirmelerini ve odaklanmayı korumak için ekran kullanımını radikal şekilde azaltmalarını tavsiye ediyor.
*“Mutlak Butlan” hakkındaki 27.05.2025 tarihli eski yazımızı okumak için aşağı kaydırabilirsiniz.
N. Deniz Hazla, Bahar Çotur
08.06.2026
Süresiz nafaka

Türkiye bu hafta Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin iptal ettiği süresiz nafaka düzenlemesini konuşuyor.
Nafaka; gider, harcama anlamına gelen Arapça kökenli bir kelimedir. İslam hukukunda, eşin geçimi için ayrılan maddi varlık anlamına gelir. Türk Medeni Kanunu’na göre süresiz nafaka, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın karşı taraftan mali gücü oranında nafaka talep edebilmesini sağlayan bir düzenlemedir. Bu nafaka için herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır.
AYM, 4 Haziran 2026’da süresiz nafaka düzenlemesini oy çokluğuyla iptal etti. Yürürlüğe dokuz ay sonra girecek olan kararın gerekçesi daha sonra açıklanacak. AYM, 2012 ve 2015’te süresiz nafakanın kamu yararına ve Anayasa’ya aykırı olmadığını bildirmişti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 verilerine göre erkeklerin %66,4’ü, kadınların ise yalnızca %32,1’i istihdama katılabiliyor. Karara karşı çıkan kadın sivil toplum örgütleri, süresiz nafakanın kaldırılmasıyla birlikte kadınların yoksullaşma tehlikesiyle karşı karşıya olacağını savunuyor. Aynı zamanda kararın kadınların boşanmasını zorlaştıracağı da endişe konusu.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Av. Canan Güllü, yaptığı açıklamada nafaka tartışmalarında odağın erkeklerin mali mağduriyetinden çok boşanma sonrasında yoksullaşan kadınların yaşam koşulları ve ekonomik güvenliği olması gerektiğini belirtti. Yetkililerin ise bu gerçeği göz ardı ettiğini savundu.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
22.05.2026
Baskın seçim

Baskın seçim, mevcut iktidarın muhalefet kanadını hazırlıksız yakalamayı amaçladığı, aniden duyurusu yapılarak birkaç ay içerisinde gerçekleştirilen erken seçimlere takılan isimdir.
CHP’nin mutlak butlan* davasının 21 Mayıs 2026 akşamı CHP aleyhine sonuçlanması ve Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayın geçersiz sayılarak genel başkan Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınmasına karar verilmesiyle “baskın seçim” tartışmaları alevlendi.
CHP yönetimi ve diğer muhalefet partileri kararı demokrasiye yapılan bir darbe olarak nitelendirip tedbiren görevlendirilen eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşünü tanımadıklarını açıkladı. CHP, karar hakkındaki itiraz dilekçesini Yüksek Seçim Kurulu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne kararın ertesi günü iletti.
Karara sadece muhalefet partilerinden değil, yurt dışından da tepkiler geldi. Avrupa Parlamentosu üyesi siyasetçiler, kararın ciddi bir demokrasi ve hukukun üstünlüğü ihlali olduğunu dile getirerek Avrupa’nın buna sessiz kalamayacağını, kararlı bir tepki verilmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası medya kuruluşları ise kararı muhalefete vurulan büyük bir darbe olarak yorumladı.
Erken seçim ve ara seçim tartışmaları; halihazırda CHP’nin konuyu aktif olarak gündemde tutma çabasının yanı sıra muhalefetin adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğunun devam ediyor olması ve erken seçim olması halinde mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar aday olabilmesi gibi etmenler yüzünden gündemdeydi. Mutlak butlan kararıyla yeniden başlayan tartışmalar, kararın arkasındaki motivasyonun muhalefeti olası bir baskın seçim ile devre dışı bırakmak olabileceği ihtimalini akıllara getirdi.
*“Mutlak Butlan” hakkındaki 27.05.2025 tarihli eski yazımızı okumak için aşağı kaydırabilirsiniz.
Çağan Kaygı, Bahar Çotur
09.05.2026
Varlık Barışı

Varlık barışı bir kez daha 6 Mayıs 2026’da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmesiyle gündeme geldi. “Varlık barışı”, yurt dışında bulunan ve kayıt dışı olan altın, döviz ve menkul kıymetlerin ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan bir düzenleme. Yasa teklifiyle beraber yurt dışı varlıklarını Türkiye’ye getiren kişiler belli şartları yerine getirdikleri takdirde vergi avantajlarından ya da muafiyetinden yararlanabilecek ve bildirilen varlıklar için vergi incelemesine tabi tutulmayacaklar.
Türkiye’de ilk kez 2008’de uygulanan varlık barışı, yeni teklifin kabul edilmesiyle sekizinci kez yürürlüğe girecek. Varlık barışı düzenlemeleri özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı ve döviz ihtiyacının arttığı dönemlerde öneriliyor. Hükümet bu teklifle kayıt dışı varlıkları ekonomiye kazandırmayı ve döviz akışını artırmayı hedefliyor.
Hükümet yetkilileri bu düzenlemenin standartlara uygun olduğunu belirtse de uzmanlara göre gelen kaynağı belirsiz servet nedeniyle Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) bünyesindeki Mali Eylem Görev Gücü (FATF) kriterleri açısından varlık barışının yeniden uygulanması riskli olabilir.
Türkiye, daha önce FATF tarafından Ekim 2021’de “gri liste”ye alınmış ve Haziran 2024’te listeden çıkarılmıştı. “Gri liste”, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadelede eksiklikleri bulunan ancak bu eksikleri gidermek için FATF ile iş birliği yapmayı taahhüt eden ülkelerin yer aldığı liste.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
01.05.2026
Gülistan Doku

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ismi, Türkiye’de şüpheli kayıplar ve kadın cinayetlerinde “etkin soruşturma” taleplerinin simgesi haline geldi. Medyada ve siyasi dilde “Gülistan Doku nerede?” sorusu, yalnızca bir kişinin akıbetini sorgulamak için değil, aynı zamanda yargı sistemindeki cezasızlık kültürüne ve delillerin toplanmasındaki eksikliklere dikkat çekmek için kullanılan bir slogan olarak kullanılmaktadır.
20 Nisan 2026’da dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporu ve HTS (Historical Traffic Search; /he-te-se/ okunur) kayıtlarının incelenmesi talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı genişletme kararı aldı. Daha önce intihar iddiası üzerinden kayıp şahıs olarak yürütülen dava, Nisan 2026’da yaşanan gelişmeler sonrasında cinayet soruşturması olarak sürdürülüyor. Savcılık, Doku’nun kaybolmasından beş gün öncesine ait hastane kayıtlarının silindiğini tespit etti. Bu tespitin ve gizli tanık ifadelerinin ardından, aralarında dönemin valisi ve hastane başhekiminin de bulunduğu 15 kişi hakkında kasten öldürme ve cinsel saldırı başta olmak üzere, suç delillerini yok etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi bir dizi suçlamayla soruşturma başlatıldı. Dönemin valisi açığa alınarak tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Şüphelilerin işlemleri ve naaşı henüz bulunamayan Doku’nun akıbetine yönelik adli süreç devam ediyor.
Bu dosya, ailenin ve kadın örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışı sonucunda, Türkiye’de şüpheli kadın ölümlerine karşı yürütülen toplumsal mücadelenin en kritik başlıklarından biri haline geldi.
Dilara Büber, Bahar Çotur
22.04.2026
Haram Yemek

“Haram yemek” ifadesi, İslam hukukunda yasak olan domuz eti gibi gıdaları tüketmekten ziyade haksız şekilde para veya mal elde etmek anlamına gelir. Siyasi dilde hırsızlık yapmak, rüşvet almak veya kamu kaynaklarını zimmete geçirmek gibi yolsuzluk eylemleri için kullanılır.
14 Nisan 2026’da İçişleri Bakanlığı, 2023’te Karabük’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçim mitingi için belediye araçlarının kullanıldığı iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verdi. ABB, karar metninde Yavaş’ın konu hakkında talimat verdiğine dair hiçbir somut bulgu olmadığının açıkça belirtilmesine rağmen kendisine sorumluluk yüklenmesine dikkat çekerek verilen soruşturma iznini “hukukun zorlanması” olarak niteledi. Mansur Yavaş ise 17 Nisan’da düzenlediği basın toplantısında iddialara “Biz para yemiyoruz, haram yemiyoruz, bulamazsınız,” şeklinde yanıt verdi.
CHP belediyelerine yönelik son dönemlerde hız kazanan soruşturmalar kapsamında Mart 2026’da Bolu, Uşak ve Kuşadası belediye başkanları tutuklanmıştı. CHP yönetimi, bu operasyonların siyasi amaçla yapıldığını savunuyor.
Onur Ercan, Bahar Çotur
09.04.2026
Operasyon çekmek

“Operasyon” kelimesi “güvenlik güçlerince suçluların yakalanması için düzenlenen eylemler bütünü” anlamına gelmektedir. Bir operasyonun gerçekleştiğini belirtmek için resmî olarak “operasyon düzenlemek” veya “operasyon gerçekleştirmek” kalıpları kullanılsa da gündelik dilde hem haber metinleri hem de sosyal medya paylaşımlarında yoğun olarak “operasyon çekmek”, “operasyon yapmak” ifadeleri öne çıkıyor.
Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının terör örgütlerine yönelik kırsalda ve sınır ötesinde yürüttüğü nokta operasyonlar ve uyuşturucu operasyonları devam ederken 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan yerel yönetimlere yönelik adli süreçler de geçtiğimiz hafta hız kazandı. Özellikle 27 Mart 2026’da Uşak Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen ihale ve harcama denetimli incelemeler ve hemen ardından 31 Mart 2026 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması kamuoyunda bu tartışmaları tetikledi.
En güncel gelişmelerden biri Üsküdar Belediyesi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 7 Nisan 2026’da gerçekleştirilen operasyon oldu. Yapı ve iskan ruhsatları üzerinden yolsuzluk iddialarıyla düzenlenen operasyonda, aralarında bir belediye başkan yardımcısının da bulunduğu 20 kişi gözaltına alındı. Belediye ise yazılı açıklamasında söz konusu iddiaları reddederek sürecin yargı makamlarıyla iş birliği içinde ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
Simge Gök, Bahar Çotur
02.04.2026
Pasif taşınmaz (Pasif tapu)

Pasif taşınmaz kaydı, bir kişinin geçmişte sahip olduğu ancak artık aktif olarak onun adına kayıtlı olmayan, satış veya devir yoluyla mülkiyeti değişmiş, başka bir deyişle, elden çıkarılmış taşınmazlara ilişkin kayıttır.
CHP lideri Özgür Özel, 17 Mart 2026’da yaptığı açıklamada Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait gayrımenkul ve sattığı mülklerin toplam değerinin 452 milyon lira olduğunu öne sürdü. Bunun üzerine CHP, Gürlek’in mal bildirimiyle ilgili suç duyurusunda bulundu.
Gürlek ertesi günkü açıklamasında iddiaları yalanlayarak üzerine kayıtlı yalnızca dört taşınmaz olduğunu savundu. Özel, açıklamalara cevaben Gürlek’in pasif taşınmazlarını gizlediği iddiasında bulundu.
Özgür Özel, atama sonrası Bakan Gürlek’e mal varlığını açıklaması çağrısı yapmış ve bunun için 11 Mart’a kadar süre vermişti.
Erva Aydın, Bahar Çotur
31.03.2026
İcbar yoluyla irtikap

Türkiye’de pek çok CHP’li belediye başkanı hakkında olay ve soruşturmalar tartışılırken 30 Mart 2026’da Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesiyle birlikte “icbar yoluyla irtikap” ifadesi yeniden gündeme geldi.
Hukuki bir terim olan “irtikap”, kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamasını ifade ediyor. “İcbar yoluyla irtikap” ise bu menfaatin baskı, zorlama veya Arapçada “icbar” ile aynı kelime kökünü paylaşan “mecbur” bırakma yoluyla elde edilmesi demek.
Soruşturma sürecinde mahkeme, delillerin durumu ve dosyanın devam ediyor olması gerekçesiyle tutukluluğun sürmesine hükmederken, ana muhalefet partisinden farklı isimler ile ilgili tutukluluk kararları ve son zamanlarda yaşanan birtakım gelişmeler Türkiye’de yargının bağımsızlığı ve kamu gücünün nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.
Zeynep Nisa Açıkgöz, Bahar Çotur
14.03.2026
APP plaka

Türkiye, 27 Şubat 2026’da yürürlüğe giren yeni Karayolları Trafik Kanunu düzenlemesinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğünün (EGM) başlattığı kapsamlı denetimler ve kesilen rekor cezalar sebebiyle APP plakaları konuşuyor.
İlk bakışta İngilizce “application” (uygulama) kelimesinden geldiği sanılsa da oto sanayi jargonunda açılımı “Avrupa Pres Plaka” olan bu terim; standart dışı kalın fontlarla basılan, çerçevesiz ve Plaka Tanıma Sistemlerini (PTS) yanıltan yasa dışı modifiye plakaları ifade ediyor.
Asayiş olaylarındaki güvenlik zafiyetlerinin ardından sıklaştırılan denetimlerde, tamamen sahte (mühürsüz) APP plaka kullananlara 280 bin TL’ye varan cezalar kesiliyor, ayrıca bu sürücüler 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanma riskiyle karşı karşıya kalıyordu.
Yaşanan mağduriyetler üzerine İçişleri Bakanlığı devreye girerek cezaların bir kısmını iptal etti ve söz konusu araç sahiplerine yasal değişimi tamamlamaları için 1 Nisan 2026’ya kadar süre verdi.
N. Deniz Hazla, Bahar Çotur
06.03.2026
Eşel mobil

Türkiye bu hafta 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşı ve yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerini konuşuyor.
Ortadoğu’daki savaş etkisiyle artan petrol ve doğalgaz fiyatlarının neden olabileceği olumsuzlukları hafifletmek amacıyla Türkiye’de eşel mobil sistemi uygulanacak.
Fransızcada “Hareketli ölçek” anlamına gelen “eşel mobil” kavramı, dış ticarette vergilerin iç pazara göre değişmesini ifade ediyor. Eşel mobil sistemi aracılığıyla vergi oranları düşürülerek ani fiyat artışının tüketiciye yansıması önlenir.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 5 Mart 2026’da eşel mobil sisteminin fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla geçici olarak yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bu durumda, akaryakıttaki fiyat artışlarının yüzde 75’e kadar olan kısmı özel tüketim vergisinden (ÖTV) karşılanacak.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
02.03.26
“Kabe’de Hacılar Hu Der”

“Kabe’de Hacılar Hu Der”, Ramazan ile birlikte gelen din/laiklik tartışmalarının alevlenmesi ve Erdoğan’ın AKP grup toplantısında överek anlatması sonucunda gündeme gelen, Abdurrahman Önül ile Celal Karatüre’nin seslendirdiği ilahi.
Türkiye, son haftalarda Ramazan ayı etkinlikleri adı altında okullarda düzenlenen dini faaliyetleri konuşuyor. “Kabe’de Hacılar Hu Der” ilahisinin bir okulda teneffüs zili olarak kullanılması ve buna tepki gösteren bir velinin ifadeye çağırılması gibi birtakım olayların yanısıra, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat tarihinde 81 ildeki okullara gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı yazı da gündeme oturdu. Yazı, okulların Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “öğrencilerin birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik” etkinlikler düzenlemesini öngörüyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, etkinliklerin halkın yüzde 80’i tarafından desteklendiğini iddia etse de yazıya ve Tekin’in “değer ve maneviyatı” öne çıkarmayı amaçlayan önceki eğitim politikalarına itiraz eden, hukuki süreç başlatacağını ve etkinlikleri boykot edeceğini açıklayan eğitim sendikaları ve veli örgütleri mevcut. 168 vatandaşın yazıya tepki olarak “laikligisavunuyoruz.org” sitesinde yayınladığı “laiklik bildirgesi”, bu yazının yazıldığı tarihte 50 binden fazla imzaya ulaşmış durumda. Tekin, karşı hamle olarak bildirgeyi yayınlayan 168 kişiye karşı hukuki süreç başlattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise AKP grup toplantısında konuşurken Tekin’in politikalarına olan desteğini dile getirdi ve ilahiyi seslendiren sanatçıları tebrik etti.
Çağan Kaygı, Bahar Çotur
07.02.2026
Bilinçli Taksir

Kasım 2025’te İstanbul’da bir otelde zehirlenerek hayatını kaybeden Böcek ailesi davasının 4 Şubat 2026 tarihli iddianamesinde, 5 şüpheli için “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Bilinçli taksir, failin öngörebildiği bir sonucu istememesine rağmen bu sonucun gerçekleşmeyeceğine inanarak yükümlülüklerini yerine getirmemesidir.
Yakın zamanda gündemde yine bu terimin geçtiği bir başka dava ise Grand İsias Otel davası. 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’da aralarında şampiyona için KKTC’den (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) gelmiş olan voleybolcuların da bulunduğu 72 kişi, Grand İsias Otel’de hayatını kaybetmişti. 19 Ocak 2026’da Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı, İmar Müdürü ve Büro Şefi’nin “bilinçli taksir” suçundan onar yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.
Mağdur ailelerinin kurduğu Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, olayın “bilinçli taksir” değil, “olası kast”, yani sonucun yetkililerce öngörülüp sonuçlarının umursanmaması olduğunu vurguladı.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
30.01.2026
AKOM ve Sarı Kod

Şubat 2026’ya girerken Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) vatandaşları hava sıcaklığındaki ani düşüşler ile olumsuz hava koşullarına karşı uyardı.
AKOM (“akom” şeklinde okunur), İstanbulluları sert sıcaklık düşüşü ve olası kar yağışları için uyardı. Yapılan açıklamaya göre 2 Şubat Pazartesi karla karışık yağmur ve 3 Şubat Salı günü hafif kar öngörülüyor.
İstanbul’da her türlü afet sürecinin en iyi şekilde yönetilmesi amacıyla kurulan AKOM, 17 Ağustos 1999 depreminin ardından kuruldu ve Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığı bünyesinde bulunuyor.
Öte yandan MGM (“me-ge-me”) 60 il için sarı kod uyarısında bulundu. Sarı kod olasılıkla tehlikeli sonuçlara yol açabilecek hava koşulları için yayınlanan ve vatandaşları tedbirli olmaya teşvik eden bir kod. Özellikle, Adana, Kahramanmaraş çevreleri ile Antalya bölgesinde kuvvetli sağanaklar bekleniyor.
Doğukan Sarıbaşak, Bahar Çotur
26.01.2026
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ)

İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın akranı olan bir başka çocuk tarafından 14 Ocak 2026’da öldürülmesi, Türkiye’de suça sürüklenen çocuk (SSÇ) tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Hukuki literatürde eski “çocuk suçlu” ifadesinin yerini alan “suça sürüklenen çocuk” kavramı, suça karışan 18 yaş altı bireyleri tanımlar. Bu kavram suçun çocuğun doğasında olmadığını, aksine çocuğun çevresel ve sosyal koşullar tarafından suça itildiğini vurgulayarak onu cezalandırılması gereken bir “fail” değil, kazanılması gereken bir “mağdur” olarak tanımlar. Kamuoyunda oluşan tepkiler, mevcut sistemin çocukları rehabilite etme konusundaki başarısını tartışmaya açarken sosyal medyada bazı kesimler SSÇ kavramının suçun ciddiyetini hafiflettiğini savunarak fail tanımının geri getirilmesini talep etmeye başladı.
Tartışmaların ardından hükümet, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını ve infaz koşullarının sertleştirilmesini öngören yeni bir yasa teklifi hazırlığına başladı. Buna karşılık muhalefet, çocukları suça iten sosyoekonomik nedenler ortadan kaldırılmadan sadece cezai yaptırımları artırmanın sorunu çözmeyeceğini savunarak konuyu Meclis gündemine taşıdı.
Dilara Büber, Bahar Çotur
16.01.2026
Seyyanen zam

“Seyyanen” kelimesi, Arapça kökenlidir ve “eşit olarak, eşitçe” anlamlarına gelir. “Seyyanen zam” ise maaş oranlarına bakılmaksızın herkese eşit olacak şekilde yapılan maaş artışı demektir.
7 Ocak 2026’da CHP milletvekilleri, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının asgari ücretle birlikte 39 bin liraya çıkarılması ve tüm emeklilere seyyanen zam yapılması talebiyle TBMM Genel Kurulu’nda bir “meclisi terk etmeme nöbeti” başlattı.
Geçtiğimiz ay ise AKP tarafından sunulan ve 2026 yılı için üst düzey kamu görevlilerine ve bürokratlara 30 bin liralık seyyanen zam öngören bir düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilip kamuoyunun gösterdiği tepkinin ardından geri çekilmişti.
Onur Ercan, Bahar Çotur
6.1.26
Siftah

Arapça ‘fth’ (feth) kökünden türeyen siftah; bir işe başlama, işi ilk defa gerçekleştirme anlamına gelir. Ticari hayatta günün ilk satışı için de genellikle “siftah etmek” şeklinde kullanılır.
Bu ticari terim, geçtiğimiz günlerde bir soruşturma haberiyle gündeme geldi. Ocak ayının başında sosyal medya üzerinden paylaştığı bir videoda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e tepki gösteren bir esnaf hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan soruşturma başlatıldı.
Paylaşımından dolayı 6 Ocak 2026’da savcılık tarafından ifade vermek için çağırılan esnaf, söz konusu videoda şehrin en işlek noktalarından birinde öğle saatlerine gelinmesine rağmen bölgede satışların başlamadığını belirtmiş, “Esnafın çoğu siftah dahi edemedi,” ifadesiyle bakanlığın vergi denetimi politikasını eleştirmişti.
Erva Aydın, Bahar Çotur
22.12.25
Etkin pişmanlı

“Etkin pişmanlık” kavramı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olarak yürütülen yasal sürecin üzerine, son günlerde uyuşturucu soruşturmasıyla beraber kamuoyunun gündemine yeniden taşındı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık; işlediği suçtan pişmanlık duyan bir kişinin, soruşturmaya katkıda bulunması durumunda ceza indirimi almasını ifade ediyor. Ceza indirimi; etkin pişmanlığın, kovuşturma başlamadan önce veya kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi durumunda farklı oranlarda uygulanıyor.
Bu kavramın son dönemde tartışılmasının fitilini ateşleyen gelişme, aralarında haber spikeri Mehmet Akif Ersoy ve sunucu Ela Rumeysa Cebeci’nin de bulunduğu tanınmış kişilerin gözaltına alındığı uyuşturucu operasyonu oldu. Soruşturma kapsamında “uyuşturucu madde bulundurmak” ve “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan tutuklanan sosyal medya fenomeni Sercan Yaşar, İstanbul Adalet Sarayındaki ifadesinin ardından “etkin pişmanlık” hükümlerinden faydalanarak tahliye edildi.
Simge Gök, Bahar Çotur
15.12.25
Refah payı

Yeni yılın yaklaşmasıyla bu hafta Türkiye’de gözler maaş zamlarına çevrildi. Milyonlarca asgari ücretli, emekli ve kamu çalışanı Ocak 2026 zam oranlarını konuşurken emeklilerin alması beklenen “refah payı” gündemde.
Refah payı, enflasyon farkına ek olarak çalışanlara ve emeklilere verilen, ekonomik büyümeden pay alma amacı taşıyan ilave artışı ifade ediyor. Enflasyon farkı alım gücündeki kaybı telafi etmeyi hedeflerken işçi emeklilerinin maaşlarına uygulanacak refah payı vatandaşların yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor.
TÜİK’in beş aylık enflasyon oranına göre hesaplanan zam tablosunda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yaklaşık yüzde 12,5, Emekli Sandığı emeklilerinin ise yaklaşık yüzde 18,5 zam alması bekleniyor. Bu noktada SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamlarının yaklaşık 6 puanlık bir refah payı ile memur emeklilerinin zammıyla eşitlenmesi söz konusu.
Zeynep Nisa Açıkgöz, Dilara Büber, Bahar Çotur
7.12.2025
MESEM

Türkiye bu hafta çocuk ölümleri ve iş kazalarıyla gündeme gelen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) programını konuştu.
MESEM, Aralık 2016’da 4+4+4 sistemiyle birlikte örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alındı. Programa 14 yaşını doldurmuş ortaokul mezunu çocuklar kaydolabiliyor. Program dahilinde çocuklar iş yerinde pratik eğitim için çalışıyor, bir gün de okulda ders görüyor.
İşçi haklarını savunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’ne göre 2025 yılının başından kasım sonuna kadar 85 çocuk işçi hayatını kaybetti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi” sırasında TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi üniversite öğrencileri, MESEM programı dahilinde yaşanan çocuk iş cinayetlerini protesto etti. 17 Protestocu gözaltına alındı, 16’sı hakkında tutuklama kararı verildi.
Muhalefet milletvekilleri tartışmalı programı meclis gündemine taşıyarak Milli Eğitim Bakanı’ndan MESEM bağlantılı çocuk işçi ölümlerine ilişkin detaylı bilgi talep eden bir soru önergesi sundu.
Emirhan Kaya, Bahar Çotur
28.11.2025
Ruhani lider

Ruhani lider; bir dini topluluğu yöneten, o topluluğa yol gösteren ve temsil eden en yetkili kişidir. Türkiye bu hafta, göreve geldikten sonraki ilk yurt dışı gezisini gerçekleştiren yaklaşık 1,4 milyar Katoliğin ruhani lideri Papa 14. Leo’nun tarihi ziyaretine ev sahipliği yapıyor. 27 Kasım 2025’te Ankara’ya inen Papa, ziyaretine Atatürk’ün anıt mezarı Anıtkabir’den başladı ve anı defterine barış vurgusu yapan bir mesaj bıraktı.
Hristiyanlık tarihinin en önemli olaylarından biri, İznik Konsili’nin 1700. yıldönümüne denk gelen bu ziyaret, diplomatik olmaktan ziyade teolojik bir nitelik taşıyor. Ruhani lider, Hristiyan birliğini pekiştirmek amacıyla İznik buluşmasını Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ile birlikte yönetecek.
Papa, 29 Kasım 2025’te İstanbul’da Sultanahmet Camii ve Mor Efrem ile Aya Yorgi kiliselerini ziyaret ettikten sonra yaklaşık 4 bin kişinin katılımıyla Kutsal Ayin’i yönetecek. Ertesi gün ise Ermeni Apostolik Katedrali’ndeki duanın ardından Fener Rum Ortodoks Kilisesi’ndeki törene katılarak programını tamamlayacak.
Orta Doğu’da çatışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşen bu ziyaret, dış medyada da jeopolitik bir “barış köprüsü” olarak yorumlanıyor. Katoliklerin ruhani lideri, 30 Kasım 2025’te Türkiye’den ayrılıp seyahatinin son durağı olan Lübnan’a geçecek.
N. Deniz Hazla, Bahar Çotur
22.11.2025
“İmralı’ya gitmek”

Bu hafta Türkiye gündeminin ilk sıralarında “İmralı’ya gidilecek mi?” “Gidilirse kim gidecek?” soruları yer aldı. PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın 1999’dan beri tutulduğu yüksek güvenlikli cezaevi İmralı Adası’nda bulunuyor. İmralı Adası, özellikle de Öcalan’ın Şubat 2025’te örgütün feshedilmesi için yaptığı çağrıdan sonra, Çözüm Süreci Komisyonu olarak da bilinen “TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” ile birlikte Türkiye gündeminde sıklıkla yer alıyor.
18 Kasım 2025’te Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında yaptığı konuşmada Öcalan’ın ziyaret edilmesi çağrısında bulunmuştu. Komisyon, “İmralı ziyareti” gündemi ile 21 Kasım’da toplandı ve İmralı’ya gidip gitmeme konusunda oylama yapıldı.
Kapalı oturumda yapılan oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) evet oyu verdi. Demokrat Parti (DP), Demokratik Sol Parti (DSP) ve Hür Dava Partisi (Hüda Par) hayır oyu verdi. Oylamaya, Yeniden Refah Partisi (YRP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) katılmadı. CHP toplantının başında İmralı’ya üye göndermeme kararını açıkladı ve teknik imkanlarla bağlantı kurulmasını önerdi. DP ise İmralı’ya heyet yollandığı takdirde komisyondan çekileceğini açıklamıştı. Yapılan oylama sonucunda TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, temsilci göndereceklerini açıklayan partilerin oluşturduğu bir heyetle İmralı’ya gitme kararı aldı.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
13.11.2025
Merdiven Altı İşletme

Türkiye, 8 Kasım 2025’te Kocaeli’de meydana gelen bir iş kazasından dolayı merdiven altı işletmeleri tartışmaya başladı.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde, parfüm imal edip depolayan bir işletmede yaşanan patlama sonrasında yangın çıktı ve o vardiyada çalışan üç kız çocuğu dahil altı kişi hayatını kaybetti.
Yangının çıktığı işletmenin, “merdiven altı” bir işletme olduğu iddia edildi. Bu tip işletmeler yasal olmayan yollarla ruhsatsız ve denetimsiz bir şekilde çalışır. Vatandaşların daha önceden bu işyerini Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) defalarca şikayet ettiği ortaya çıktı. Bu şikayetlerde kadınların ve çocukların iş güvenliği olmadan, sigortasız ve kovulma tehditleri altında çalıştırıldığı iddia ediliyordu.
Çeşitli sendika ve meslek örgütleri bu olayın bir kaza değil, önlenebilir bir “iş cinayeti” olduğunu vurguladı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) açıkladığı bir rapora göre 2025 yılının ilk altı ayında 961 işçi iş cinayetine kurban gitti.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
30.10.2025
PFDK

Son haftalarda futbol camiası hakemlerin bahis oynadığı iddialarıyla çalkalanıyordu. Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) iddialara yönelik açıklamalarının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da 2025 Nisan ayındaki maçlarda görev alan bazı hakemlerin bahis oynadığı iddiasıyla soruşturma açtığını duyurmuştu. Son olarak, 29 Ekim 2025’te TFF aktif olarak bahis oynadığı tespit edilen 152 hakemi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk ettiğini duyurdu.
PFDK, TFF’nin alt kurullarından biri ve yöneticilerden futbolculara kadar profesyonel futbol faaliyetlerinde bulunan ya da görev alan kişilerin fiillerinden doğan disiplin ihlallerini hükme bağlamakla yetkili. Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi bahis yasağını açıkça ortaya koyuyor. Kurala aykırı davrananlar “üç aydan bir yıla kadar müsabakalardan men” veya “hak mahrumiyeti” cezalarıyla karşılaşabiliyor.
PFDK’ye (pe-fe-de-ka şeklinde de duyabilirsiniz) sevk edilen 152 hakemin yedisi üst klasman hakemi, on beşi üst klasman yardımcı hakemi, otuz altısı klasman hakemi ve doksan dördü klasman yardımcı hakemi.
Doğukan Sarıbaşak, Bahar Çotur
21.10.2025
Yeşil Reçete

Türkiye, ekim ayının ikinci haftasında uyuşturucu ve yeşil reçeteli ilaçları konuştu. Türkiye’de 8 Ekim 2025’te başlatılan uyuşturucu soruşturması kapsamında, aralarında sanatçı ve oyuncuların da bulunduğu 19 ünlünün kan örnekleri incelendi. Bazı örneklerde uyuşturucu maddelere, bazılarında ise yeşil reçeteyle satılan ilaçlara ait etken maddelere rastlandı. Yeşil reçeteli ilaç kullananlar yasadışı madde kullanımı kapsamında değerlendirilmedi.
Yeşil reçete, bağımlılık veya kötüye kullanım riski taşıyan kontrole tabi ilaçlar için düzenlenen özel reçete türüdür. Bu ilaçlar genellikle psikotrop maddeler içerir ve yalnızca uzman hekimler tarafından yazılabilir. Yeşil reçete, bu ilaçların yasal yollardan denetimli biçimde temin edilmesini sağlar.
Farklı ülkelerdeyse yeşil reçete (green prescription) ifadesi başka bir anlam taşır. Birçok ülkede bu terim, ilaç yerine yaşam tarzı değişikliğini ve fiziksel aktiviteyi artırmayı öneren yazılı tavsiyeleri tanımlar.
Dilara Büber, Bahar Çotur
12.10.2025
İyi Niyet Elçisi

Türkiye A Millî Kadın Voleybol Takımı Kaptanı Eda Erdem Dündar, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi tarafından Türkiye’nin İyi Niyet Elçisi olarak atandı.
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü öncesinde gerçekleşen bir lansmanda bu başarısı duyurulan Eda Erdem, kız çocuklarının spor yoluyla güçlenmesi, kadına yönelik şiddetle mücadele ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konulara dikkat çekti, “Bu görevi sadece bir temsil görevi olarak değil, gerçekten fark yaratma fırsatı olarak görüyorum,” ifadelerini kullandı.
BM İyi Niyet Elçileri, Birleşmiş Milletler’in çalışmaları hakkında küresel farkındalık yaratmayı amaçlayan ve sanat, edebiyat, bilim veya spor gibi alanlardaki başarılarıyla öne çıkan kişiler arasından seçilmektedir. BM Kadın Birimi İyi Niyet Elçileri arasında Anne Hathaway, Emma Watson ve Nicole Kidman gibi isimler de yer alıyor. 2022 yılında oyuncu ve tiyatrocu Demet Evgar da aynı ünvana layık görülmüştü.
Onur Ercan, Bahar Çotur
03.10.2025
Küresel Sumud Filosu

Küresel Özgürlük Filosu olarak da bilinen Küresel Sumud Filosu (Global Sumud Flotilla), 42 gemi ve 57 ülkeden 500’den fazla sivil gönüllünün bir araya gelerek oluşturduğu, tarihteki en büyük insani yardım amaçlı sivil deniz konvoyu. Adını Arapçada “kararlılık, dayanıklılık” anlamlarına gelen ṣumūd kelimesinden alan filonun amacı İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukayı kırıp bölgeye yardım ulaştırmak.
Haziran ve Temmuz aylarında Freedom Flotilla Coalition ve Gazze’ye Küresel Yürüyüş gibi organizasyonların benzer amaçlarla yola çıkan gemi ve araçlarının İsrail güçleri tarafından durdurulması veya saldırıya uğraması üzerine organize edilen filo Ağustos ayının sonlarından itibaren yelken açtı. İspanya, İtalya, Tunus, Yunanistan, Cezayir ve Libya’dan çoğunluğu tekne boyutunda olan yelkenli gemiler içlerinde 56 Türk vatandaşı ve meşhur aktivist Greta Thunberg de dahil 500’den fazla gönüllü ile birlikte yola çıktı.
Bu metnin yazıldığı tarihte filoyu oluşturan 42 gemiden Marinette haricinde hepsi ya İsrail güçleri tarafından durduruldu ya da durdurulduğu tahmin ediliyor, gemilerde yolculuk eden 400’den fazla aktivist de alıkonuldu. Alıkonulan aktivistlerin 27’si Türk vatandaşı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve Türk yasaları çerçevesinde “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması”, “nitelikli yağma”, “mala zarar verme” ve “eziyet” suçları kapsamında İsrail donanması hakkında soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Dışişleri Bakanlığı tarafından gelen açıklamada ise filodaki bütün yolcuların bir an önce serbest bırakılması ve saldırıların faillerinin hesap vermesi için gerekli işlemlere başvurulacağı belirtildi.
Marinette’in şu anki konumu ve durumunu Küresel Sumud Filosu’nun web sitesinden canlı takip edebilirsiniz.
Çağan Kaygı, Bahar Çotur
23.09.2025
Perperişan

Türkiye bu hafta “perperişan” sözcüğünü çok duydu. Arapça kökenli bu sözcük; şarkıcı Mabel Matiz’in “Perperişan” adlı şarkısıyla gündeme geldi ve Türkçede “çok kötü bir durumda olmak” anlamına geliyor.
İlk olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “Perperişan” şarkısı için 5651 sayılı Kanun kapsamında “kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık” gerekçesiyle Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine erişim engeli talebinde bulundu. Bakanlığın dilekçesinde “şarkının içeriğinin aile kurumuna zarar verebileceği, çocukların ve gençlerin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebileceği, kamu düzenini bozabileceği ve toplumda infiale yol açabileceği” ileri sürüldü. Mahkeme kararı doğrultusunda şarkıya çeşitli müzik platformları üzerinden erişim engeli uygulandı. Sonrasında ise İçişleri Bakanlığı, Mabel Matiz hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 226’ncı maddesi “müstehcenlik” kapsamında suç duyurusunda bulundu.
Erişim engelinin ardından X üzerinden şarkı sözlerinin bambaşka yerlere çekildiğini belirten Mabel Matiz, 22 Eylül 2025’te Çağlayan Adliyesi’nde yaklaşık bir saat ifade verdi. Mabel Matiz’in ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söylemesinin ardından şarkıcıya adli kontrol kararı ve yurt dışı yasağı verildi.
Simge Gök, Bahar Çotur
29.08.25
İFŞA

“İfşa etmek” veya “ifşalamak”; saklı ya da özel olan bir durumu açığa çıkarmak, ortaya dökmek ve yaymak anlamına gelir. Bu hafta Türkiye’de kadınlar, geçmişte uğradıkları tacizleri anlatmaya ve tacizcilerini ifşa etmeye başladı. Özellikle sanat camiasından erkek tacizcilerin ifşa edilmesiyle birlikte Türkiye’de #MeToo hareketi yeniden canlandı.
Kadınlar neden hukuki yollara başvurmak yerine ifşayı tercih ediyor? Çünkü cinsel taciz ve saldırı şikâyetlerinde hukuki süreçler uzun, karmaşık ve çoğu zaman mağduru yıpratıcı olabiliyor. Delil toplama yükü mağdura ait olduğundan çoğu dosya takipsizlikle sonuçlanabiliyor. Şikâyetçi olan kadınlar çok sık sorguya çağırılıyor ve özel hayatları inceleniyor.
Tacize uğrayan kadınlar ve LGBTİ+ bireyler, tacizcilerin sanat sektöründe güç ve pozisyon sahibi kişiler olduğunu söylüyor.
Sanat dünyasında çalışan kadınlardan gelen iddiaların ardından “Susma Bitsin” platformu 22 Ağustos 2025’te yazılı bir açıklama yaptı ve dayanışma çağrısında bulundu. İddialara konu olan erkeklerden bazıları özür dilerken, bazıları suçlamaları reddederek hukuki yollara başvuracaklarını söyledi.
Tacizciler hızla ifşalanırken, kurumlar üzerindeki baskı artıyor, iş birlikleri iptal ediliyor, açıklama ve soruşturmalar kaçınılmaz hale geliyor.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
21.08.2025
Kul Hakkı

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 15 Ağustos 2025 tarihinde camilerde okutulan “Kul Hakkı Ateşten Gömlektir” başlıklı cuma hutbesi Türkiye’de “kul hakkı” kavramını gündeme getirdi. İslam’da “kul hakkı” iftira, hile ve hırsızlık gibi insan ilişkilerinde gerçekleşen haksızlıkları kapsar. Diyanet hutbesinde, miras konusundan bahsederken özellikle kadınların mirastaki haklarının dini kurallara uygun şekilde paylaşılması gerektiğini vurguladı.
Hutbede, “… kişinin kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır,” cümlesi geçti. Türk Medeni Kanunu, kadın ve erkek çocuklar arasında miras paylaşımında eşitlik sunarken, Diyanet açıklamasıyla İslam hukukunda yer alan “erkeğe iki, kadına bir pay” kuralına dikkat çekti. Bu ifade, hem kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılmasını hem de kadınlara Anayasa tarafından garanti altına alınan eşit pay hakkını bir “kul hakkı ihlali” olarak tanımladı. Böylece Diyanet, yasal bir hakkı dine aykırı ilan etmiş oldu.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
10.07.2025
TİHEK

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), 9 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan atama kararlarının ardından gündemde. Fahrettin Altun İletişim Başkanlığı görevinden alınarak TİHEK Başkanlığı görevine getirildi. Yeni İletişim Başkanı ise Burhanettin Duran oldu.
TİHEK ilk olarak “Türkiye İnsan Hakları Kurumu” adıyla 2012 yılında kurulmuştu. 20 Nisan 2016 tarihli “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu” ile de bugünkü adını almıştı. Özel bütçeli bir idare olan kurumun biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere on bir üyesi bulunuyor ve bu üyelerin tamamı doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor.
Kurumun temel amacı kişileri hak ihlallerine karşı korumak ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine uyumluluğunu denetlemek. Bunun yanı sıra kamuyu bilinçlendirmek, resen incelemeler başlatmak, uluslararası kurumlarla iş birliği yapmak, raporlar hazırlamak ve yayımlamak gibi birçok alanda faaliyet gösteriyor.
Doğukan Sarıbaşak, Bahar Çotur
30.06.2025
Lubunca

Lubunca, Türkiye’de LGBTİ+ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks) bireyler arasında kullanılan ve kendine özgü kelimeleri olan bir jargon olarak bilinir. Başlangıçta özellikle trans kadınlar tarafından kullanılan Lubunca, zamanla birçok LGBTİ+ birey tarafından benimsenmiştir. Özellikle kamusal alanda trans kadınların birbirleriyle güvenli bir şekilde iletişim kurmak, tehdit ve ayrımcılıktan korunmak amacıyla geliştirdiği bir hayatta kalma dili olarak ortaya çıkmıştır. Bu dil LGBTİ+ topluluğunda hem günlük yaşamda hem de kültürel bir dayanışma aracı olarak yaşatılmaktadır. Lubunca, Türkiye’de Onur Yürüyüşü bağlamında sosyal medya içerikleri ve pankartlarla yeniden gündeme gelmiştir.
İstanbul Onur Yürüyüşü, Türkiye’de LGBTİ+ bireylerin haklarını, görünürlüğünü ve toplumsal kabulünü savunmak amacıyla ilk kez 2003 yılında 40 kişinin katılımıyla düzenlenmiş ve yıllar içinde on binlerce kişinin katıldığı büyük bir etkinliğe dönüşmüştür. Yürüyüş, 2015’ten itibaren İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmaya başlanmış ve polis müdahaleleriyle karşı karşıya kalmıştır. 2025’te de yürüyüşe izin verilmedi. İstanbul’da, Beşiktaş ve Ortaköy başta olmak üzere birçok noktada polis barikatları kuruldu, toplu taşıma hatlarında kısıtlamalar uygulandı. Aralarında gazeteci ve avukatların da bulunduğu yaklaşık 55 kişi gözaltına alındı.
Dilara Büber, Bahar Çotur
18.06.2025
Kürecik Radar Üssü

2012’de ABD ordusunun Malatya’nın Akçadağ ilçesinde Türkiye-İran sınırının 700 kilometre uzağına inşa ettiği Kürecik Radar Üssü, günümüzde NATO idaresindedir ve balistik füze saldırıları için erken uyarı radarı olarak kullanılır.
İran-İsrail arası artan çatışmalar ile birlikte üssün ABD ordusuna ait olan AN/TPY-2 tipi radarlar kullanması tepki çekti ve bu radarların ABD’ye ve dolaylı yoldan İsrail’e İran’ın füzeleri hakkında istihbarat sağladığı iddia edildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir, Kürecik Radar Üssü’nün bu endişelere rağmen hala açık olduğunu X üzerinden vurguladı. CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız ise radar üssünün Malatya halkını fiilen bir hedef haline getirdiğini dile getirdi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) iddiaları 14 Haziran 2025 tarihinde, “Söz konusu radar üssünden elde edilen verilerin, NATO müttefiki olmayan İsrail ve benzeri ülkelerle paylaşılması kesinlikle söz konusu değildir,” ifadesiyle yalanladı.
Onur Ercan, Bahar Çotur
05.06.2025
Arife

Arapça /rf/ kökünden türemiş /arafa(t)/ kelimesinden gelir. Asıl olarak Kurban bayramından bir önceki günü ifade etmek için kullanılır.
Arapça orijinalinin etkisiyle “Arefe” olarak kullanımına sıklıkla rastlansa da Türk Dil Kurumuna göre kelimenin doğru yazılışı “Arife”dir.
Asıl anlamının dışında özel gün ve bayramlardan bir gün öncesi için veya önemli olayların gerçekleştiği bir dönemin hemen öncesinden bahsederken kullanımı da yaygındır.
Türkiye’de kutlanan iki dini bayramdan biri Kurban Bayramı’nın bir önceki günü olan arife günü, Ay takvimine göre Zilhicce ayının 9. gününe denk gelir.
Türkiye’de arife günü genellikle mezar ziyaretleri ve bayram hazırlıklarıyla geçirilir.
Erva Aydın, Bahar Çotur
27.05.2025
Mutlak Butlan

Mutlak butlan, hukuki bir işlemin baştan itibaren geçersiz ve yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Türkiye gündeminde “mutlak butlan” terimi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı ile ilgili açılan iptal davalarında öne çıktı.
26 Mayıs 2025’te görülen duruşmada 38. Olağan Kurultayın yok hükmünde olduğu iddiası dile getirildi. CHP avukatları ise davaların parti içi düzeni bozmayı amaçladığını savundu.
Eğer mahkeme mutlak butlan kararı verirse, Özgür Özel ve yönetimi düşecek, Kılıçdaroğlu ve eski ekibi göreve iade edilecek. Kılıçdaroğlu ise ifadeye çağrılmasına rağmen gitmeyeceğini açıkladı.
Kısacası, bu süreç CHP’nin son iki kurultayının hukuki geçerliliğini ve parti yönetiminin meşruiyetini tartışmaya açıyor.
Bora Ceylan, Bahar Çotur
07.05.2025
Hıdırellez

Anadolu, Balkanlar, Kafkasya, Kırım, Suriye ve Irak’ta kutlanan ve Rûz-ı Hızır (Hızır Günü) olarak da adlandırılan Hıdırellez, her sene Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs’ta (eski Jülyen takvimine göre 23 Nisan’da) kutlanır. Yaz günlerinin gelişiyle ilişkilendirilen Hıdırellez’in, halk inancında ölümsüzlük ve bereketle anılan Hızır ve İlyas’ın bir gül ağacının altında buluştukları gün olduğuna inanılır. Hıdırellez İslamiyet öncesinde de Türklerde görülen bir gelenek olsa da beraber abıhayattan içerek ölümsüzlüğe kavuşan Hızır ve İlyas’ın peygamber olduğuna inanılmaktadır. Kur’an’da doğrudan adı geçmeyen Hızır’ın dara düşenlere yardım ettiği kabul edilirken Kur’an’da adı geçen bir peygamber olan İlyas’ın denizlerin koruyucusu olduğu inanışı yaygındır.
2010’da başlayan çalışmaların ardından UNESCO tarafından 2017 yılında Somut Olmayan Kültürel Miras olarak kabul edilen Hıdırellez, farklı bölgelerde farklı şekillerde kutlansa da Türkiye’de insanlar genellikle dileklerini gül ağacının altına bırakır, akan suya atar ve ateşten atlayarak kötü enerjiden arınmaya çalışır.
Simge Gök, Bahar Çotur
28.04.2025
Kanal İstanbul

Kanal İstanbul, Karadeniz ve Marmara Denizi arasında yapay bir su yolu açma amacıyla planlanan bir projedir. Proje ilk kez 27 Nisan 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandı. Proje kapsamında İstanbul Boğazı’na alternatif bir güzergâh oluşturulup Boğaz’ın tanker trafiğine tümüyle kapatılması ve Kanal İstanbul çevresine 453 milyon metrekareyi kapsayan yeni yerleşim alanları kurulması planlanıyor.
Tasarlanan kanalın uzunluğu 40 kilometre; genişliği 150 metre, derinliği ise 25 metre. Proje hayata geçirilirse İstanbul’da iki yeni yarımada ve bir yeni ada oluşacak. Üç aktif fay hattı üzerinden geçen Kanal İstanbul projesi; 23 Nisan 2025’te yaşanan 6.2 şiddetindeki son İstanbul depremi ve bu projeyi bir “cinayet projesi” olarak tanımlayan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve çalışma arkadaşlarının tutuklanması sebebiyle Türkiye gündemine yeniden taşındı.
Kanal İstanbul projesi duyurulduğu tarihten bu yana muhalefet partileri, İBB, çevre örgütleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından eleştiriliyor. Uzmanlar projenin İstanbul’un doğal yapısında geri döndürülemez bir hasara yol açacağını ve İstanbul’un en önemli su kaynaklarından Sazlıdere Barajını yok edeceğini öne sürüyor. İmamoğlu yaptığı açıklamalarda proje nedeniyle 8 milyon insanın oluşturulan yeni adada hapsedileceğini ve olası deprem senaryosunda bu yüksek nüfusun başka bir alana nakledilemeyeceğini belirtti.
Kanal İstanbul cephesindeki son gelişme ise, 26 Nisan 2025’te Kanal İstanbul şantiye alanına yıkım kararı veren İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısının gözaltına alınması.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
17.04.2025
Proje okulu

1 Eylül 2016 tarihli 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliğe göre Özel Proje ve Program Uygulayan Okullar, veya bilinen adıyla “proje okulları”; öğretmen atamaları hizmet puanı sistemi üzerinden değil, Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla yapılan, ulusal veya uluslararası kapsamda projeler yürüten okullardır. İlk defa 2014’te ortaya çıkan proje okulları, ayrı bir okul türü değil, okullara çoğunlukla sonradan verilen bir unvandır.
Proje okulları, muğlak atama şartlarından ötürü halihazırda tepki çekiyordu ancak sonradan proje okulu statüsü kazanmış pek çok köklü lisede görev yapan öğretmenlerin 8 Nisan 2025’te görev yerlerinin değiştirilmesi sonrasında tekrar gündeme geldi. Öğretmen Atama ve Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nde proje okullarında öğretmen ve yöneticilerin sekiz yıldan uzun süre görev yapamadığı belirtilse de bu madde bugüne kadar sıkı bir şekilde uygulanmıyor, öğretmenlerin görev süresi uzatılabiliyordu. Bu kadar fazla sayıda öğretmenin aynı anda uzun yıllardır görev yaptığı okulundan alınması kamuoyunda bu kararın ardında siyasi bir amaç olup olmadığını sorgulattı. Muhalif öğretmen sendikalarından ağır tepkiler geldi, etkilenen okullarda okuyan öğrenciler ise okullarında derslere girmeyerek ve oturma eylemi yaparak verilen karara karşı çıktı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yaptığı açıklamada görev süresi dolan öğretmenlerin mağduriyet yaşamaması adına yer değiştirme sürecinin erken başlatıldığını, iddia edildiği gibi siyasi bir amaç güdülmediğini ve onyıllardır aynı okullarda görev alan öğretmenlerin yerine performanslarıyla ön plana çıkmış öğretmenlerin atandığını belirtti. Ana muhalefet partisi CHP ise süreci yargıya taşımaya hazırlanıyor.
Çağan Kaygı, Bahar Çotur
27.03.2025
Saraçhane [sa.ɾat͡ʃ.haː.n̪ɛ]
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınması Saraçhane’de protestoların başlamasına yol açtı. Bu hareketin Saraçhane’de başlamasının sebebi ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın (İBB) bu semtte bulunması.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhane’deki gösterilerde öne çıkan isimlerden biriydi.
İmamoğlu’na destek vermek amacıyla Saraçhane’de toplanan kalabalıklar, gözaltı ve ardından gelen tutuklama kararına günlerce tepki gösterdi. Gösteri ve yürüyüşler sadece Saraçhane ile sınırlı kalmayıp İstanbul, Ankara, İzmir gibi farklı şehirlere de yayıldı.
Bu gösterilere üniversite öğrencilerinden emeklilere kadar geniş bir kitle katıldı. Özellikle gençlerin yoğun katılımı, bu protestoların dikkat çekici özelliklerinden biriydi. Kitleler sadece İmamoğlu’na destek vermekle kalmayıp, Türkiye’nin geleceğine dair endişelerini de dile getirdi. Gençler, işsizlik, ekonomik sorunlar ve siyasi baskılar gibi konulara yönelik kaygılarını ifade etti.
Bu süreç boyunca her akşam iftardan sonra CHP önderliğinde Saraçhane’de gerçekleştirilen halk buluşmaları; İBB’ye kayyum atanmayıp, İBB Başkan Vekilliğine Belediye Meclisi Üyesi Nuri Aslan’ın seçilmesiyle 25 Mart 2025’te sona erdi.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
19.03.2025
Hukukun üstünlüğü

18 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve ana muhalefetin olası cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploması 31 yılın ardından iptal edildi. Sonraki gün 19 Mart 2025’te İmamoğlu bir şafak operasyonuyla “suç örgütü lideri şüpheli” olarak gözaltına alındı. Tüm bu gelişmeler ülkede hukukun üstünlüğü ilkesini bir kez daha gündeme getirdi.
Hukukun üstünlüğü, bir devletin gerçekleştirdiği her bir eylemin hukuk kurallarına tabi olduğunu belirtir ve adaletli bir toplumun temelini oluşturur.
İmamoğlu 1990’da Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yaparak 1994’te mezun oldu. Ancak, üniversite yönetimi 18 Mart’ta bu yatay geçişin usulsüz olduğunu belirterek İmamoğlu ile 28 kişinin diplomasını iptal etme kararı aldı.
Muhalefet, beyanlarında; üniversite yönetiminin iptal yetkisine sahip olmadığına, dolayısıyla kararın hukuksuz olduğuna dikkat çekti. İmamoğlu ise ilk açıklamasında tüm vatandaşların kazanılmış haklarının tehlike altında olduğunu vurguladı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) geçtiğimiz şubat ayında paylaştığı endekse göre 2000’lerin başından bu yana belirgin bir düşüş sergileyen hukukun üstünlüğü, son birkaç yılda Türkiye’yi Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin gerisine düşürdü.
Doğukan Sarıbaşak, Bahar Çotur
08.03.2025
Cemre

Son cemrenin de 6 Mart 2025’te toprağa düşmesiyle Türkiye bu hafta cemreleri ve baharın gelişini konuştu.
Cemre, halk arasında baharın müjdecisi kabul edilen bir doğa olayıdır ve Farsça “camre” kelimesinden gelir. Arapça ateş, köz veya kor parçası anlamlarına gelen “camra(t)” sözcüğüyle eş kökenlidir. Cemrelerin her yıl üç aşamada havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılır. İlk cemre 19-20 Şubat’ta havaya, ikinci cemre 26-27 Şubat’ta suya, son cemre ise 5-6 Mart’ta toprağa düşer. Bilimsel olarak, güneş ışınlarının yeryüzünü ısıtması ve bu ısının atmosferin alt katmanlarına yayılmasıyla açıklanır. Ancak Orta Asya’daki Türk halk kültüründen bugüne gelen bu geleneğe göre sıcaklık gökyüzünden yere doğru yayılır.
Cemre, halk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Anadolu’da halk, yılı Kasım (kış) ve Hızır (yaz) olmak üzere iki döneme ayırırdı. Cemreler geçmişten günümüze kıştan bahara geçişin işareti sayılır ve Nevruz’un yaklaştığını hatırlatır.
Dilara Büber, Bahar Çotur
03.03.2025
Silah Bırakma

Silah bırakma, bir grubun veya örgütün silahlı faaliyetlerini sonlandırarak mevcut silahlarını teslim etmesidir. Barışın tesis edilmesi ve toplumsal huzurun sağlanması için kritik bir adım olan bu süreç, bir ateşkesin aksine çatışmaların kalıcı olarak sonlanması anlamına gelir.
PKK terör örgütü, 1999’dan beri İmralı Cezaevi’nde tutulan kurucu lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan silah bırakma ve kendini feshetme çağrısının ardından 1 Mart 2025 günü itibarıyla ateşkes ilan etti.
Öcalan çağrısında, PKK’nın tüm silahlı unsurlarının silah bırakması ve örgütün kendini feshetmesi gerektiğini, yalnızca demokratik uzlaşma yoluyla “kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe” sahip olabileceklerini ifade etti. “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyle, diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum,” yorumunda bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’de Öcalan için “TBMM’de konuşsun, terörün bittiğini, örgütün lağvedildiğini haykırsın,” ifadesiyle başlayan süreç boyunca Öcalan ve DEM partinin heyeti arasında üç kez görüşme gerçekleşti. Üçüncü görüşmenin sonunda silah bırakma çağrısı yapmayı kabul ettiğini belirten Öcalan’ın mesajı, Diyarbakır’daki Şeyh Said Meydanı’nda dev ekranlarda takip edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreci “tarihi bir kırılma noktası” olarak betimledi.
Onur Ercan, Bahar Çotur
25.02.2025
Şafak Operasyonu

Türkiye’de 2025’in ilk haftalarından itibaren yoğunlaşan şafak operasyonlarından ötürü basın özgürlüğü ve siyasi muhalefete yönelik baskılar yeniden gündemde.
Şafak operasyonu polis, jandarma veya askerî birimler gibi güvenlik güçleri tarafından sabah erken saatlerde, gün doğmadan önce gerçekleştirilen gizli bir operasyon türüdür. Bu operasyonlar ile hedef kişi veya grupların hazırlıksız yakalanması amaçlanır. Genellikle terör örgütlerine, organize suç çetelerine veya aranan kişilere karşı yapılır.
18 Şubat 2025’te İstanbul’da gerçekleştirilen “Şafak Operasyonu”nda, PKK/KCK terör örgütü ile bağlantılı olduğu iddia edilen Halkların Demokratik Kongresi (HDK) yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 52 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında gazeteciler Yıldız Tar, Elif Akgül ve Ender İmrek; sanatçı Pınar Aydınlar; eski EMEP Partisi Başkanı Ercüment Akdeniz gibi tanınan figürler yer aldı.
Gözaltına alınanlara 24 saat görüş yasağı uygulandı ve ifadeleri İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde alındı. Bu operasyon, toplumsal muhalefete yönelik baskılara bir örnek olarak gösterildi ve çeşitli kesimlerden tepki topladı.
Bora Ceylan, Bahar Çotur
12.02.2025
Sarı Serum

Şubat ayının başında “sarı serum” kaynaklı ölümlerin medyaya yansıması sonucunda 9 Şubat 2025’te Sağlık Bakanlığı konu ile ilgili bir açıklama paylaştı.
“Sarı serum”; B vitaminleri, C vitamini, magnezyum ve çeşitli elektrolitler içeren bir serum türüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalık sonrası iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla grip, nezle, kronik yorgunluk, vitamin eksikliği gibi durumlarda reçete edilir. Ancak bilinçsiz kullanımı ciddi sağlık risklerine yol açabileceğinden yalnızca uzman gözetiminde uygulanmalıdır.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Gökcan Çakır, açıklamasında hekimler her ne kadar tedavide “sarı serum” kullanmayı tercih etmese de hastaların kullanılması yönünde baskı yaptığını, bunun yanında serumların özel sağlık kurumları ve evlerde kullanımının arttığını, bu durumun da ölümlere yol açabildiğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığının “sarı serum” hakkında bilgilendirmeye yer verdiği paylaşımda, serumun sadece belirli rahatsızlıklarda ve uzman kontrolünde uygulanması gerektiği, aksi takdirde hayati tehlike oluşturabilecek zararlı etkilerinin bulunduğu belirtildi.
Erva Aydın, Bahar Çotur
8.02.2025
İhraç edilme cezası

Görevden ayırma veya meslekten çıkarılma olarak da bilinen ihraç edilme cezası, kamu kurumlarında görev alan personelin bir daha bir kamu kurumunda istihdam edilemeyecek şekilde ilişiğinin kesilmesi durumudur.
30 Ağustos 2024’te düzenlenen Milli Savunma Üniversitesine bağlı Kara Harp Okulunun mezuniyet töreni sona erdikten sonra bir grup yeni mezun teğmen tören alanında toplanıp kılıçlarını havaya kaldırarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atmış, “demokratik ve laik Türkiye’ye bağlılık” sözlerini içeren Subay Yemini’ni etmişlerdi. Olayın görüntüleri sosyal medyada yayılınca Milli Savunma Bakanlığı disiplinsizlik ve emre itaatsizlik gerekçeleri ile teğmenler hakkında disiplin soruşturması başlatmış ve onları Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk etmişti.
31 Ocak 2025 tarihinde aralarında Kara Harp Okulu 2024 Dönemi birincisi Ebru Eroğlu’nun da bulunduğu beş teğmen ile üç disiplin amirinin YDK kararıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edildiği açıklandı. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada teğmenlerin 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu’nda düzenlenen “Hizmete Engel Davranışlarda Bulunmak” disiplinsizliğini oluşturan eylemleri sebebiyle ayırma cezası ile cezalandırıldıkları belirtildi. 6 Şubat tarihinde gerçekleştirilen MSB haftalık basın bilgilendirme toplantısında okunan yeminin içeriğinin tartışmalı kararla bir ilgisi olmadığı ve cezanın teğmenlerin toplu bir disiplinsizlik yaparak TSK’nın itibarını zedeledikleri sebebiyle verildiği ifade edildi.
Çağan Kaygı, Bahar Çotur
31.01.2025
Yalan tanıklık

Halk arasında yalancı tanıklık (şahitlik) olarak da bilinen yalan tanıklık kavramı, Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesine göre “hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmaya” denir ve yalan tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Son günlerde gündeme gelen yalan tanıklık iddiaları, Gezi Parkı protestolarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında eylemleri planladığı gerekçesiyle 27 Ocak 2025’te tutuklanan Ayşe Barım’ın ardından Bergüzar Korel, Dolunay Soysert ve Halit Ergenç’in de aralarında bulunduğu ünlü isimlerin ifadeye çağrılmasıyla tekrar tartışma konusu olmuştur. Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu ifadelerinde Gezi eylemlerine kendi iradeleriyle katıldıklarını ve Memet Ali Alabora’yla bir ilgilerinin olmadığını belirtmişti. İki oyuncunun ifadeleriyle savcılığın ulaştığı bulguların çelişmesi sebebiyle Ergenç ve Kocaoğlu hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunarak yalan tanıklık yaptıkları iddiasıyla ayrı bir soruşturma başlatıldı. Gezi Parkı eylemlerinin organizasyonunda rol aldığı iddia edilen Memet Ali Alabora, hakkında yürütülen yargılama süreci devam ederken maruz kaldığı tehditler nedeniyle daha önce yurt dışına taşınmıştı.
Simge Gök, Bahar Çotur
23.01.2025
Yangın yeterlilik ruhsatı

Yangın yeterlilik ruhsatı, veya yönetmelikteki adı ile “itfaiye uygunluk belgesi” binaların ve işletmelerin yangına karşı dayanıklı ve korunaklı olduğunu kanıtlayan belgedir. Belgenin alınması için başvurulan kurum, ilçe belediyesine bağlı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü Önlem Amirliğidir. Türkiye bu hafta Bolu Kartalkaya kayak merkezinde çıkan yangın nedeniyle yangın yeterlilik ruhsatlarını konuşuyor.
21 Ocak 2025 Salı’nın ilk saatlerinde, Kartalkaya kayak merkezinde bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan yangın sonucu 23 Ocak itibarıyla 78 kişi hayatını kaybetti, 20’den fazla kişi yaralandı. Yaşanan facia Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük otel yangınları arasında yer alıyor. Yangının ardından 22 Ocak için milli yas ilan edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığına göre son denetimler 2021 ve 2024’de yapıldı ve otelin yangın yeterlilik ruhsatı mevcuttu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, denetimlerin uygulanmasının itfaiye sorumluluğunda olduğunu ve bugüne kadar herhangi bir sorun olmadığını açıkladı. Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası (TMMOB) yayınladığı yazılı değerlendirmede ihmal olasılığının altını çizdi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, otele verilen yangın yeterlilik ruhsatının 2007’de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verildiğini ve günümüze kadar yenilenmediğini aktardı.
Olaya ilişkin aralarında otel sahibi, Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı ve İtfaiye Müdür vekilinin de bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.
Kağan Türkoğlu, Bahar Çotur
16.01.2025
Yenidoğan Çetesi

27 Mart 2023’te yapılan isimsiz bir ihbarla soruşturulmaya başlanan ve bebek acil hastalarını belirli özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek haksız kazanç sağlamak ve bebek ölümlerine yol açmakla suçlanan örgüt.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık iddianameye göre, örgüt yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin doluluğunu artırarak Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) en üst seviyede ödeme almayı hedefliyordu. Bebeklerin durumlarının olduğundan daha ağır gösterildiği, sözde tedavilerin gerçekleştirildiği ve ihmal edildikleri ifade edildi. Ayrıca, bebeklerin örgüt üyelerinin maddi açıdan daha kârlı gördüğü anlaşmalı hastanelere sevk edildiği ortaya çıktı. Davada adı geçen hastanelerden bazılarının ruhsatları iptal edildi ve bu hastanelere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) kayyum atandı.
Yenidoğan Çetesi’nin yeniden gündeme gelmesinin sebebi ise, 26’sı tutuklu toplamda 47 örgüt üyesi hakkında devam eden davada verilen ara kararla duruşmanın 18 Şubat 2025’e ertelenmiş olması.
Sena Öztürk, Bahar Çotur
30.12.24
Asgari Ücret Tespit Komisyonu

Asgari Ücret Tespit Komisyonu her yıl aralık ayında bir sonraki yıl geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için toplanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bir araya gelen komisyonda işçi, işveren ve hükümet taraflarının her birinden beşer temsilci olmak üzere toplamda 15 üye bulunuyor.
Toplamda dört kez bir araya gelen komisyon son toplantısını 24 Aralık 2024’te gerçekleştirdi. Toplantılarda işçi kesimini Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) temsil ederken, işveren kesimi Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından temsil edildi. TÜRK-İŞ’in dördüncü toplantıya katılmama kararı dikkat çekti.
Son toplantının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan 2025 yılı için asgari ücreti net 22 bin 104 lira olarak açıkladı ve karar 27 Aralık 2024’te Resmi Gazete’de yayımlandı.
Açıklanan tutar 2025 Ocak’tan itibaren 1 yıl geçerli olacak. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan enflasyon hedeflerinde sapma olması durumunda asgari ücretin değişebileceğini açıkladı.
Doğukan Sarıbaşak, Bahar Çotur
5.12.24
Çakar

Çakarlı araçlar, genellikle kırmızı-mavi ışıkların saniyede bir değişmesiyle dikkat çeken, trafikte öncelikli geçiş üstünlüğü sağlayan özel araçlardır. Mevzuata göre, çakar lambaları yalnızca geçiş üstünlüğü hakkına sahip ambulans, itfaiye, kolluk kuvvetleri araçları ve devletin üst protokolüne tahsis edilen makam ve koruma araçları kullanabilir. Bunun dışında herhangi bir aracın çakar lambası bulundurması veya kullanması kesinlikle yasaktır.
Ancak çakar kullanımının yönetmeliklere aykırı bir şekilde yaygınlaşması, trafik akışını olumsuz etkileyerek acil durum araçlarının güvenilirliğini tehlikeye atıyor. 30 Kasım 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yasa düzenlemesine göre yetkisiz çakar kullanan sürücülere uygulanacak para cezası 6 bin 439 TL’den 96 bin TL’ye çıkacak. Ayrıca, sürücülerin ehliyetine önce 30, ardından 60 gün el konulacak ve ehliyetlerini geri alabilmeleri için psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesinden geçmeleri zorunlu tutulacak.
Dilara Büber, Bahar Çotur
30.11.24
Kalpazan

Kalp, yani sahte para basan, piyasaya süren, nakleden, ülkeye sokan veya muhafaza eden kişiler için kullanılan kalpazan kelimesi, aynı zamanda düzenbaz, hileci ve yalancı anlamlarına da gelir. Kalpazanlık, Türkiye dahil dünya’daki çoğu yargı sistemi tarafından sahtecilik ve dolandırıcılık olarak kabul edilir.
28 Kasım 2024’de, para sayma makineleri ve ATM’lerin tespit edemediği sahte 50 ve 100 dolarlık banknotların tedavülde olduğu haberlerinden ötürü iş yerleri ve döviz büroları dolar banknotları kabul etmemeye başladı. Türkiye Bankalar Birliği, yaptıkları bir açıklamada para sayma, sahte döviz kontrol ve ATM makinelerinin gerekli kontrolleri ve güncellemelerinin yapılmakta olduğunu belirtti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında soruşturma başlattı. Aynı gün, İstanbul’da yapılan bir operasyonda, bir evde 3 milyon 600 bin avro değerinde sahte banknot bulundu ve bir zanlı gözaltına alındı.
Onur Ercan, Bahar Çotur
8.11.24
Ortak Türk Alfabesi

Türk Akademisi bünyesinde kurulan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu, Ortak Türk Alfabesi üzerine uzlaşıldığını açıkladı.
Komisyonun 2024 Eylül ayında Bakü’de düzenlediği toplantı sonucunda 34 harfli Ortak Türk Alfabesi projesi kabul edildi.
Temelleri 1991 yılında atılan Ortak Türk Alfabesi projesi, Türk Dil Kurumu ve Türk Devletlerindeki dil bilimi enstitülerinin ortak çalışmasıyla Latin tabanlı ve 34 harfli nihai hâlini aldı.
Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, yaptığı açıklamada Ortak Türk Alfabesi’nin kabulünün Türk dünyasında dil ve kültür birliğinin güçlendirilmesi adına önemli bir adım olacağını ifade etti.
Erva Aydın, Bahar Çotur
4.11.24
Umut Hakkı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, partisinin 22 Ekim 2024 tarihindeki Grup Toplantısında kullandığı “umut hakkı” Türkiye gündeminde geniş yankı buldu. Bahçeli, PKK lideri Öcalan için, “Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın,” ifadelerini kullandı.
Umut hakkı, uzun süreli hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin işledikleri suçlara bakılmaksızın, insan olma değerini koruma ve hatalarını telafi ederek gelecekte özgürlüğe kavuşma ihtimalini sürdürme hakkını tanımlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İmralı’da tutulan Öcalan’ın serbest kalma ümidi olmadan cezasının infaz edilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. Maddesini ihlal ettiğine 18 Mart 2014 tarihinde hükmetmiş, Öcalan’ın salıverilme ihtimalinin gözden geçirilmesini talep etmişti.
Ancak Türkiye, mevcut İnfaz Yasası’nın 107. Maddesi nedeniyle bu kararı uygulamaya koymadı. Bu maddeye göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılanlar otuz yıl sonra koşullu salıvermeden yararlanabilse de, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar bu kapsama dahil değildir; bu yüzden Öcalan’ın durumu da bu kapsam dışındadır.
Bora Ceylan, Bahar Çotur
26.10.24
Etki ajanlığı yasası

Etki ajanlığı, siyasette belirli amaçlara ulaşmak ve kamuoyuyla karar alma süreçlerini etkilemek için başka bir ülke lehine çalışan kişileri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Etki ajanları; siyasi partilerin, hükümetin çıkarlarını veya belirli politikaları desteklerler.
Kamuoyunda “Etki ajanlığı” olarak bilinen düzenlemeyi de içeren torba yasa teklifi, 23 Ekim 2024’te meclisin Adalet Komisyonu’ndan geçti. İlerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek 23 maddelik kanun teklifinin 16. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” bölümüne başka devletlerin aleyhine suç işleyenlerin 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası aldığı yeni bir madde eklenecek. Yasa teklifinin ardından Türkiye’deki çeşitli basın meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, etki ajanlığı düzenlemesinin basın özgürlüğüne ciddi bir tehdit olduğunu belirtti. Öte yandan yasa teklifini yapan AKP, bunun yeni tip ajanlığa karşı mücadele için olduğunu savundu.
Simge Gök, Bahar Çotur
31.5.24
Etki Ajanlığı

Etki ajanlığı, yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik hedefleri doğrultusunda bir değişimi amaçlayarak, devletin güvenliği ve iç ve dış çıkarları aleyhine eylemler gerçekleştirmek ve kitleleri etkilemektir.
Etki ajanlığı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin mecliste sunmayı planladığı 9. Yargı paketinin taslak metnindeki düzenlemelerden birinde görülmesiyle gündemde yer aldı. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türk Ceza Kanunu’nda “diğer faaliyetler” başlığı altında geçen bu düzenlemenin amacının yabancı örgütlerin Türkiye’deki casusluk faaliyetlerini engellemek olduğu ifade edildi. AKP bu yasayı “yeni tip ajanlığa karşı mücadele” olarak tanımlarken, muhalefet partileri yasanın sınırlarının yeterince kesin bir şekilde çizilmediğini ve bu düzenlemenin aslında gazetecileri ve sivil toplum kuruluşlarını hedeflediğini savunuyor. Detayları 6 Mayıs 2024’te belli olan yargı paketinin Haziran ayı içerisinde Meclis’te sunulması bekleniyor.
Onur Ercan, Bahar Çotur
24.5.24
Seferberlik ve Savaş Hâli Yönetmeliği

Seferberlik ve Savaş Hâli Yönetmeliği, Türkiye’de savaş veya seferberlik durumlarında uygulanacak yasal düzenlemeleri kapsamaktadır. Bu yönetmelik, ülkenin savunma kapasitesini arttırmak ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlanmış olup seferberlik ve savaş hâli ilan edildiğinde devreye girmektedir.
Bu hafta yönetmeliğin gündeme gelmesinin sebebi, 22 Mayıs 2024 tarihli Resmî Gazete kararı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yönetmeliğin güncellenmesi. 8510 sayılı kararla 1990’da yürürlüğe giren “Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü” yürürlükten kaldırılırken yerine “Seferberlik ve Savaş Hâli Yönetmeliği” yürürlüğe konuldu. Bu düzenleme ile birlikte Bakanlar Kurulunun elinde olan genel veya kısmi seferberlik ve savaş hali ilanı yetkisi Cumhurbaşkanı’na atfedildi.
Bazı siyasetçi, gazeteci ve yorumcular; bu değişikliğin bir iç savaş hazırlığı olup olmadığını sorgulasa da sebep, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesiyle seçilmiş kişilerden oluşan bir Bakanlar Kurulunun kalmaması. Hayata geçirilen yeni sistemde, bu kurulun yerini Cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanlarla Cumhurbaşkanı Yardımcısından oluşan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi aldı.
Simge Gök, Bahar Çotur
19.5.24
Kamuda Tasarruf Paketi

13 Mayıs 2024’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ortak basın toplantısı düzenledi. Bu toplantıda “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketini” açıklayan ikili; paketin amacının bütçe açığını, cari açığı ve kamu borçlanmasını azaltmak olduğunu belirterek böylece enflasyonla mücadelede önemli bir adımın daha atılacağını vurguladı.
Paket, üç harcama tedbiri (kamuda tasarruf, bütçede harcama disiplini ve kamu yatırımları) sunduğundan basında tasarruf tedbirleri olarak da anılıyor. Dikkat çeken maddeler arasında araç satın alma ve kiralamalarıyla demirbaş alımlarına getirilen kısıtlamalar; ekonomik ömrünü tamamlamış araçlara ve kamuda yeni personel istihdamına yönelik düzenlemeler; sokak ve cadde ışıklandırmasında LED dönüşümünün hızlandırılması ve kamuda esnek ve uzaktan çalışma modellerinin geliştirilmesi gibi uzun zamandır tartışılan tasarruf tedbirleri bulunuyor.
Eda Duman, Bahar Çotur
4.5.24
Müdahil

“Müdahale” ve “dahil” kelimeleriyle aynı kökten türemiş bu Arapça asıllı tabir, müdahale eden kişi anlamına gelir. Hukuk dilinde, bir suçtan şikayetçi olan ve o suçu adli makamlara ileten veya davanın taraflarından biri olmayan ancak dava sonuçlarından doğrudan veya dolaylı olarak etkilenebilecek üçüncü tarafa, dava sürecine dahil olduktan sonra müdahil olarak hitap edilir.
1 Mayıs 2024 tarihinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi ile görüşmesi sonrasında gerçekleşen ortak basın toplantısında, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 29 Aralık 2023’te Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin ihlal edildiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail’e karşı açtığı davaya Türkiye’nin müdahil olacağını açıkladı. Davaya dahil olan Türkiye’nin kendi görüşlerini sunabilme ve dava sonuçlarını etkileme fırsatı olacak.
Onur Ercan, Bahar Çotur
19.4.24
Darbe anayasası

“Darbe anayasası” ifadesi, 1980’deki 12 Eylül Darbesi’nin ardından askerî yönetimin emriyle hazırlanıp Türkiye’de 1982 yılından beri yürürlülükte olan anayasayla birlikte Türk siyasi tarihine girmiştir. Bugüne kadar anayasada çeşitli değişiklikler yapılmış olsa da Türkiye Cumhuriyeti Anayasası darbe anayasası olma niteliğini korumaktadır.
1982 Anayasası’nın bu hafta gündeme gelmesinin sebebi, 17 Nisan 2024’te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un 9. Yargı Paketinde son aşamaya gelindiğini açıklaması. Bakan Tunç yaptığı açıklamada herkesin darbe anayasasından kurtularak sivil anayasaya kavuşma konusunda mutabık olduğunu ve meclis başkanının çalışmaları başlatacağını öğrendiğini de ekledi.
Simge Gök, Bahar Çotur
4.4.24
Taşıma Seçmen ve Taşıma Oy

31 Mart 2024’te gerçekleşen yerel seçimlerde Türkiye yeni bir kavram ile tanıştı. “Taşıma seçmen” ifadesi; başka illerden yoğun Kürt nüfusu bulunan doğu illerine oy vermeleri amacıyla getirilen askerleri ve güvenlik görevlilerini tanımlıyor.
Taşıma seçmenlerin verdikleri oylara da “taşıma oy” deniyor.
İletişim Başkanlığı, “taşıma seçmen” iddiasının gerçek olmadığını ve oy verme hakkı bulunan askerlerin güvenlik nedeniyle topluca oy verdiğini belirtti. Başkanlık, bu kavramın sadece provokatif bir iddia olduğunu açıkladı.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
25.3.24
Cezai Müeyyide

Türkiye Süper Lig kapsamında 17 Mart 2024 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Trabzonspor maçı istenmeyen sahnelere ev sahipliği yaptı. Sahaya atılan yabancı maddeler sebebiyle ara verilen maç, Fenerbahçenin 2-3’lük galibiyetiyle sonuçlanınca Trabzonsporlu taraftar sahaya indi. Fenerbahçeli oyuncular ve taraftar arasında çıkan arbede hem yerli hem de yabancı basında yer aldı.
Yaşananlardan sonra Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) “…soruşturmalar tamamlandıktan sonra olayların sorumluları ile ilgili gerekli cezai müeyyide uygulanacağından kimsenin şüphesi olmasın.” açıklamasında bulundu.
Cezai müeyyide, bir kuralın ihlalinde uygulanan yaptırımları ifade ediyor. Futbol nezdinde bu cezaları TFF’ye bağlı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) takdir ediyor. İhtar cezası, para cezası, müsabakadan men cezası gibi yaptırımlar uygulayabilen PFDK henüz Fenerbahçe-Trabzonspor maçına ilişkin kararını açıklamadı.
Eda Duman, Bahar Çotur
11.3.24
Seçim Sath-ı Maili

31 Mart 2024 Türkiye yerel seçimleri yaklaştıkça giderek daha fazla duyduğumuz ‘sath-ı mail’ tabiri, ‘eğimli yüzey’ anlamına gelir. Sıklıkla “seçim sath-ı mahalli” şeklinde hatalı söylenen ifade özellikle siyasetçiler, gazeteciler ve köşe yazarları tarafından seçim dönemine yaklaşıldığını belirtmek için kullanılır.
Seçimlerin, sanki bir bayırdan yuvarlanıyormuş gibi süratle ilerleyen, kaçınılmaz ve etrafındaki her şeyi beraberinde sürükleyen bir süreç olduğunu ifade etmek için kullanılan bu Arapça kökenli terimin siyaset jargonuna Adnan Menderes tarafından kazandırıldığı söylenir.
Geçtiğimiz hafta yerel seçimlerin kesinleşen aday listelerinin YSK tarafından resmen yayımlanmasıyla da bir kez daha seçim sath-ı mailine girmiş olduk.
Onur Ercan, Bahar Çotur
5.3.24
Yaren Leylek

Kelime anlamı arkadaş, dost olan Yaren, Bursa’nın Karacabey ilçesinde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz ile dostluğuyla ünlü ve yıllardır her bahar kendisini ziyaret eden bir leyleğin ismidir. 2010 yılından beri her yıl göç zamanı Afrika’dan yola çıkıp Uluabat Gölü’nün yakınlarındaki yuvasına yerleşerek Adem Yılmaz ile teknesinde balığa çıkıyor. 2022 yılında Karacabey Belediyesi’nin yuvasının yakınına yerleştirdiği kamera sayesinde ise Yaren Leylek’i artık 7/24 izlemek mümkün.
Baharın gelişinin habercilerinden biri olan ve normalde Mart ayında Türkiye’ye göç eden Yaren, bu yıl rüzgâr ve yağışın olmaması sebebiyle erkenden, 29 Şubat’ta, Türkiye’deki yuvasına döndü. Yaren Leylek ve Adem Yılmaz’ın 13. buluşması bu hafta Türkiye’nin gündeminde yer aldı. Yaren’in erken gelmesiyle göç rotalarının değişkenliği ön plana çıkarak leylek popülasyonunun korunması alanındaki çalışmalar önem kazandı. Gökçeada gibi ekstrem sıcakların görüldüğü bazı bölgelerde kışın leyleklerin göç etmemesi dikkat çekmişti.
Simge Gök, Bahar Çotur
31.1.24
Zorunlu Karşılık

Zorunlu karşılık, bir diğer adıyla munzam karşılık, mevduat kabul eden bankaların bu mevduat miktarına karşılık olarak Merkez Bankasında bulundurmak zorunda oldukları mevduat oranını ifade eder. Zorunlu karşılık oranı ülkelerin Merkez Bankaları tarafından belirlenir.
Bu ifadeyi bu hafta çok duymamızın nedeni; 30 Ocak 2024 Salı günü yayımlanan Resmî Gazete’deki tebliğe göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının (TCBM) 6 aya kadar vadeli kur korumalı hesaplar için zorunlu karşılık oranını %30’dan %25’e indirmeye, döviz cinsinden hesaplar için zorunlu karşılık oranını ise %4’ten %8’e yükseltmeye karar vermiş olması. Merkez Bankasının bu düzenlemedeki amacı parasal sıkılaştırmaya devam etmek.
Simge Gök, Bahar Çotur
24.1.24
Seyyar Sandık

Seyyar sandık, Yüksek Seçim Kurulunun yatağa bağımlı olan engelli veya hasta seçmenler için sunduğu bir hizmettir. Yatağa bağımlı seçmenlerin 31 Mart 2024’te gerçekleşecek olan yerel seçimlerde oy kullanabilmesi için sandıklar ilk kez seçmenlerin evlerine gönderilecek. Seyyar sandık uygulamasının amacı sandıklara gidemeyen seçmenlerin daha kolayca oy kullanabilmesi ve seçimlere katılım oranının artması. Türkiye’de elektronik seçim gibi daha modern oy kullanma yöntemleri henüz mevcut değil. Oy kullanmak için okullara gidemeyen bu vatandaşların seyyar sandıkta oy kullanabilmesi için yakınlarının belirli bir zaman zarfında talep formu doldurması gerekiyor.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
28.12.23
Para Sıkılaştırma

Para sıkılaştırma, merkez bankalarının enflasyonu düşürmek için piyasadan para çekmesine denir. Bu doğrultuda Merkez Bankası, piyasadaki parayla ilgili işlemleri için belirlediği faiz oranını arttırır. Bu faiz oranı ise politika faizi olarak adlandırılır.
Para sıkılaştırma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) da yüksek enflasyonu düşürmek için başvurduğu politikalar arasında. Bu uygulamanın amacı, tüketiciyi tasarrufa yönlendirerek arz seviyesini aşan talep seviyesini ve bunun sonucunda ortaya çıkan enflasyonu düşürmek.
Aralık ayında yapılan açıklamada TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), hedeflenen parasal sıklık seviyesine yaklaşıldığını, enflasyon düşünceye ve fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar para sıkılaştırma politikasının uygulanmaya devam edeceğini belirtti.
Erva Aydın, Bahar Çotur
19.12.23
Yaz Saati Uygulaması

Dünyanın birçok ülkesinde bulunan yaz ve kış saati uygulamasının amacı, gün ışığından daha fazla yararlanabilmektir.
2016’ya kadar Türkiye’de de geçerli olan bu uygulama hâlen ABD ve Avrupa ülkelerinde bulunuyor. Türkiye 2016’da sürekli olarak yaz saati uygulamasına geçme kararı aldı.
Alındığından bu yana eleştirilen bu karar, özellikle 2023 kışına girildiğinden beri yaz saati uygulamasının olumsuz etkileriyle gündeme gelmeye başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye (IBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, birçok CHP milletvekili özellikle okul çağındaki çocukların hava daha karanlıkken okula gitmesi ve gün ışığından yeterince yararlanılamamasından ötürü yaz saati uygulamasını eleştirdi.
Lâkin, 13 Aralık 2023’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, artan eleştirilere rağmen kış saati uygulamasına geçilmeyeceğini bir kez daha beyan etti.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
5.12.23
Gri Liste

Sosyal medya fenomeni ve güzellik merkezi sahibi Dilan Polat‘ın geçtiğimiz günlerde kara para aklama, vergi kaçırma ve örgüt kurma suçlarından tutuklanmasının ardından vergi kaçırma ve kara para aklama konuları Türkiye’nin gündeminin merkezine yeniden oturdu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yılın temmuz ayında Türkiye’nin gri listeden çıkması için tek bir hususun kaldığını ve Türkiye’yi gri listeden çıkarmaya kararlı olduklarını belirtmişti. Dilan Polat’ın davası insanların aklına tekrardan “Türkiye gri listeden çıkabilecek mi?” sorusunu getirdi.
Gri liste, kara para aklama ve terörün finansmanı konusunda eksiklikleri bulunan ve bu yüzden yatırımlar açısından yakın gözetim altında tutulması gereken riskli ülkelerin listesini ifade eder. Türkiye 21 Kasım 2021’de, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele önlemlerinin yetersiz olduğu gerekçesiyle FATF (Financial Action Task Force: Mali Eylem Görev Gücü) tarafından gri listeye alınmıştı. Küresel kara para aklama ve terör finansmanı gözlemcisi ve Türkiye’nin de 1991’de üyesi olduğu FATF, Mali ve Ürdün’ü de Türkiye ile beraber gri listeye eklemişti. Türkiye bugüne kadar bu listeye alınan en büyük ekonomi olarak tarihe geçmişti.
Simge Gök, Bahar Çotur
26.11.23
Geçici Ateşkes
Türkiye bu hafta geçici ateşkes hakkında çok konuştu. Geçici ateşkes, insani yardımların ulaşması ve savaşan tarafların rehineleri serbest bırakması gibi şartları içerir ve belirli bir süre için geçerlidir. Bu kavram, insani fasıla ya da insani ara olarak da biliniyor.
Geçici ateşkes 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail-Hamas çatışmalarından sonra gündeme geldi. Tarafların ateşkes kararı vermesi için birçok ülke çağrıda bulundu. Katar ve Mısır’ın arabuluculuğu sayesinde İsrail ve Hamas geçici ateşkes konusunda anlaşmaya vardı. 24 Kasım’da başlayan geçici ateşkes; esir takasını mümkün kılmanın yanı sıra Gazze’ye insani yardım tırlarının girebilmesi için taraflarca kabul edildi.
Geçici ateşkesten sonra çatışmalar sürebilir. Ancak Türkiye de dahil birçok ülke ve uluslararası örgüt kalıcı ateşkes konusunda taraflara çağrı yaptı.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
17.11.23
Suç Duyurusu

Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın hakkında verdiği hak ihlali ve tahliye kararına Yargıtay’ın itiraz etmesi Türkiye’de tartışmalara yol açtı.
Anayasa Mahkemesi, Gezi Parkı davasında yargılanan Can Atalay hakkında 8 Kasım 2023’te hak ihlali ve tahliye kararı verdi.
AYM kararı 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde incelendikten sonra karar verme yetkisinin Yargıtay’da olduğuna karar verildi ve Mahkeme, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi ise AYM kararına itiraz ederek Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmesi kararına vardı ve AYM’de çıkan karar lehine oy kullanan üyelere de resen suç duyurusunda bulundu.
Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanunu’na göre, AYM üyeleri hakkında soruşturma kararı için Genel Kurul’da on beş üyeli mahkemenin en az on üyesinin katılımı gerekiyor. Yine kanuna göre hakkında suç duyurusunda bulunulan üyeler, konuyla ilgili Genel Kurul oturumuna katılamıyor. Atalay hakkındaki karar dokuz üyenin kararı ile verildiği için mevcut durumda Genel Kurul’un nasıl toplanacağı bilinmiyor.
Erva Aydın, Bahar Çotur
7.11.23
Parti Kurultayı

Parti kurultayı, belirli aralıklarla parti içinde yapılan, önemli politik meselelerin konuşulduğu ve genellikle bir seçim yapılan toplantılardır. Parti kurultayı düzenli ve olağan olarak toplanmanın yanı sıra, aniden olağanüstü bir biçimde de toplanabilir.
Parti kurultayının son zamanlarda gündemde olmasının nedeni ise 4 Kasım 2023’te toplanan 38. CHP Olağan Parti Kurultayı. Kurultayın ilk günü 13 yıllık Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi sona erdi ve iki turda gerçekleşen bir seçim sonucu genel başkanlığa Özgür Özel seçildi. Kurultayın ikinci gününde ise Parti Meclisi (PM) ve 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri için seçimler yapıldı.
Mayıs genel seçimlerinin ardından gündeminde “yönetim değişikliği” olan CHP, kurultay sonrası yeni bir yönetimle yeni bir döneme başlıyor.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
27.10.23
Meşru müdafaa ve nefsi müdafaa

Arapçada nefis, kişi, müdafaa ise koruma anlamına gelmektedir. Arapça kökenli olan bu ifade Türkçede kendini koruma anlamında kullanılmaktadır. Kendini koruma, halk arasında daha çok nefsi müdafaa olarak bilinse de Türk Ceza Kanununun 25. maddesinde meşru müdafaa olarak geçmektedir. Aynı şekilde Arapça kökenli olan meşrunun kelime anlamı ise dince yasaklanmayan, kanun ve geleneklere uygundur.
Bu kelimeler son zamanlarda Türkiye’de medyada ve halk arasında Orta Doğu’da yaşanan olaylara atıfla sıkça karşımıza çıkıyor. 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e Gazze Şeridi yakınlarındaki farklı noktalardan saldırması üzerine İsrail, meşru müdafaa hakkını kullandığını beyan ederek 8 Ekim 2023’te resmen savaş ilan etti. Bazı devlet ve hükümet başkanları İsrail’in eylemlerini nefsi müdafaa olarak nitelendiriken – bazı taraflar İsrail’in nefsi müdafaa sınırlarını aştığı kanısında.
Simge Gök, Bahar Çotur
19.10.23
Şahika Ercümen

Serbest Dalış, sporcunun tek nefeste havuzda veya açık suda en büyük derinlik ve en uzun süreye ulaşmayı hedeflediği bir su altı sporudur. Bir alt kategori olan paletsiz değişken ağırlıkta, sporcu bir ip desteği ile aşağı inip tekrar yüzeye çıkar ve palet kullanmaz. Bu branşta, dünyaca ünlü Türk milli sporcu Şahika Ercümen, paletsiz değişken ağırlık kategorisinde dünya rekoru kırdı. 17 Ekim 2023’te Hatay’da gerçekleştirdiği dalış denemesinde 105 metre olan dünya rekorunu 106 metre ile kırdı. Ercümen, şubatta gerçekleşen depremler hakkında farkındalık yaratmak amacıyla dalışını, depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay’da yaptı. Rekor denemesi, Türk Eğitim Vakfı ile birlikte gerçekleştirilen “Hatay’a Nefes Ol” kampanyasının parçasıydı.
Dünya rekorunu cumhuriyetin 100. yılına armağan eden Şahika Ercümen, bu kampanyayla Hatay’da eğitim gören 100 kız öğrenciye destek verecek.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
2.9.23
Filenin Sultanları

Türk Kadın Milli Voleybol Takımının halk arasında yaygın kullanılan unvanıdır. Bu unvan ilk kez voleybol maçlarını anlatan spor spikerleri tarafından 2003 Avrupa Şampiyonası sürecinde kullanıldı.
Ağustos ayının 15’inde başlayan CEV Avrupa Şampiyonası’nda gösterdikleri üstün başarı nedeniyle Filenin Sultanları bir kez daha gündeme geldi. Filenin Sultanları Amerika Birleşik Devletleri, Polonya ve İtalya’yı yenerek finale yükseldi.
Filenin Sultanları’nın başarısı Türkiye’deki spor kültürünü de etkiledi. Medyada görünürlük kazanan Filenin Sultanları, toplumda voleybola yönelik ilgi uyandırdı. Milli takım aynı zamanda röportajlarında, ülkenin demokrasi ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi gündemde olan değerlerine sık sık değiniyorlar.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
9.8.23
Eyyam-ı Bahur

Arapça kökenli Türkçe bir ifade olan eyyam-I bahurun kelime manası sıcak günlerdir. Ağustos ayının ilk yedi gününü kapsayan ve sıcaklığın boğucu bir hâl aldığı süreci ifade etmek için kullanılır.
2023’te de küresel ısınmanın etkisiyle Türkiye’yi etkisi altına alan ve temmuzda haftalarca süren çöl sıcaklarından sonra ağustosun girmesiyle “eyyam-ı bahur” başladı.
Çöl sıcakları ve eyyam-ı bahurun sonucunda Türkiye’nin birçok şehrinde orman yangınları meydana geldi ve barajlar normal seviyelerinin katbekat altına düştü.
Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en çok etkileyeceği ülkeler arasında olan ve önümüzdeki yıllarda kuraklık geçirme ihtimali yüksek olan Türkiye’de eyyam-ı bahur sıcaklıklarının süresi gittikçe uzayabilir.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
17.6.23
Daimi Ortak Mekanizma
Türkiye, Finlandiya ve İsveç’in, NATO Madrid Zirvesi’nde 28 Haziran 2022’de ortak imzaladığı Üçlü Muhtıra ile kurulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı 14 Haziran 2023’te Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda İsveç’in terörle mücadele konusundaki çalışmaları incelendi.
Daimi Ortak Mekanizma’nın temel amacı Üçlü Mutabakat’taki taahhütlerin uygulanmasını sağlamak. Mutabakat’a göre Finlandiya ve İsveç’ten “milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek vermeleri” bekleniyor. Önceki toplantılarda taraflar bu kararı desteklemiş ve mutabakatın uygulanması için çalışmalarını sürdürmeyi kararlaştırmıştı.
Erva Aydın, Bahar Çotur
14.6.23
vize serbestisi

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 12 Aralık 2013 tarihinde Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ile eş zamanlı başlatılan ve günümüze değin süregelen vize serbestisi diyaloğu, kısa süreli ziyaretlerde Türkiye vatandaşlarına uygulanan Schengen vizesinin kaldırılmasını amaçlar. Vize serbestisi diyaloğu sonuçlandığında biyometrik pasaport sahibi olan bütün Türkiye vatandaşları 90 güne kadar olan kısa süreli ziyaretlerini vizesiz gerçekleştirebileceklerdir. Vize Serbestisi Yol Haritası üzerinden yürütülen diyalogda 72 kriter yer almaktadır. Kriterler beş ana tema altında ele alınmaktadır: belge güvenliği; göç yönetimi; kamu düzeni ve güvenliği; temel haklar; düzensiz göçmenlerin geri kabulü.
Ayşe Zeynep Özgül, Bahar Çotur
19.5.23
müşahit

Sandık müşahidi, seçimlerde sandıklarda güvenliği sağlamak, oy kullanma sürecini takip etmek için görev alan gönüllülere verilen isimdir.
Müşahitler, siyasi partilerin veya bağımsız adayların belirlediği ve İlçe Seçim Kurulu’na sundukları liste üzerinden kura ile belirlenir.
Gönüllü müşahitlerin görev alabilmeleri için “Müşahit Görev Belgesi’ne” sahip olmaları gerekir ve bu belge bir siyasi parti tarafından onaylanmalıdır.
Müşahidin temel amacı seçimlerin olabildiğince şeffaf ve adil işlemesini sağlamak ve gerektiği durumda itiraz etmektir.
Müşahitlik resmi bir görev değildir ve tamamen gönüllülük esasına dayalıdır. Bundan dolayı müşahitler para almazlar.
Türkiye’de gönüllülük esasına dayanan müşahitlik organizasyonları olarak Oy ve Ötesi ve Türkiye Gönüllüleri örnek verilebilir.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
11.5.23
KVKK

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, temel hak ve özgürlükleri koruma altına almayı amaçlar. Kişisel verilerin yetkisiz olarak işlenmesini ve bunun oluşturabileceği olumsuz durumları engellemek içindir.
Avrupa Birliğine uyum kapsamında hazırlanan kanun, 2016 yılında yürürlüğe girmiştir. KVKK’ye göre kişisel veriler ancak açık rıza veya kanunda öngörülen durumlarda işlenebilir.
Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı’nın katıldığı bir yayında paylaştığı uygulamadan dolayı KVKK gündeme geldi. Uygulama, kişisel verilerin işlenmesini ihlal ettiği gerekçesi ile bazı hukukçulardan ve siyasetçilerden tepki aldı.
Erva Aydın, Bahar Çotur
29.4.23
seçim bütünlüğü

Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak olan genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. Seçimler beraberinde seçim bütünlüğü ile ilgili endişeler de getirdi. Seçim bütünlüğü, seçim öncesi sürece, seçim kampanyasına, seçim gününe ve seçim sonrası sürece ilişkin çeşitli faktörleri barındıran bir kavram. Seçim bütünlüğü kavramı, seçim güvenliği ile eşanlamlı olarak kullanılsa da seçim bütünlüğü, seçim süreçlerini daha kapsamlı bir şekilde ele alır.
Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda yapılan seçimlerde seçim bütünlüğüne dair çeşitli anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştı. Bunların başında sahte, ölü veya hayali seçmen kayıtları geliyor. Bu tip seçmenler, yaşamadıkları hanelere kayıtlı görünüyorlar veya gerçek hayatta var olmayan kişiler.
Seçim bütünlüğünü zedeleyen başka faktörler arasında mühürsüz oy pusulaları geliyor. Daha önceki seçimlerde, Yüksek Seçim Kurulu, mühürsüz oy pusulularının da geçerli sayılacağına açıklamıştı.
Yaklaşan seçimlerin adil, şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde tamamlanabilmesi için siyasi partiler, bağımsız adaylar ve sivil toplum kuruluşları çeşitli gönüllü çalışmalar yürütüyor. Uluslararası örgüt temsilcileri de yine seçim öncesinde ve sırasında gözlemcileriyle süreci uluslararası toplum için değerlendirmeye devam edecek.
Ezgi Gülek, Bahar Çotur
23.3.23
Donörler Konferansı

6 Şubat’ta Türkiye’de meydana gelen depremlerin sonucunda 50.000 insan hayatını kaybetti. Hem Türkiye’yi hem de Suriye’yi etkileyen depremler sonucunda iki ülke de şu an çok büyük finansal zorluklar yaşamakta.
Bu nedenle, Avrupa Komisyonu başkanı Ursula Von der Leyen, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile birlikte Türkiye ve Suriye için Brüksel’de bir Donörler Konferansı düzenleyeceklerini açıkladı.
Konferans söz verildiği gibi bu ay Brüksel’de gerçekleşti. 20 Mart’ta gerçekleşen Konferansa AB üye devletleri, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere 50 delegasyon katıldı. Konferans sonunda Türkiye ve Suriye’ye yardım için 7 milyar avro yardım taahhüdünde bulunuldu. Yardımların yarısından fazlası Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası tarafından taahhüt edildi.
Yardımların 6.05 milyar avrosu Türkiye için, 950 milyon avrosu ise Suriye için taahhüt edildi.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
16.3.23
6284 Sayılı Kanun

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 8 Mart 2012’de TBMM’de kabul edildi. 20 Mart 2012’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama riski yüksek olan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunmasını düzenliyor. Tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri de kapsayan kanun, bu kişilere yönelik olası şiddetin önlenmesi ile ilgili tedbir alınması için hukuki dayanak oluşturuyor.
Kanuna göre, kişi hakkında ek delil gerekmeksizin kamu otoritesi şiddet mağdurlarını ya da şiddete uğrama ihtimali olanları koruma altına almak yükümlülüğünde. Şiddet uygulayan kişinin mağdurdan uzaklaştırılması amacıyla, barınma başta olmak üzere koruma desteği, maddi, hukuki, psikolojik ve sosyal destek de sağlanıyor. Küçük çocuklar için kısa süreli kreş desteği de var.
Değişiklik talebiyle gündeme gelen bu kanun hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Varlığının tartışmaya açılması dahi bizce kabul edilemez,” dedi.
Ayşe Zeynep Özgül, Bahar Çotur
10.3.23
beyaz Toros

5 Mart tarihli Bursaspor – Amedspor maçında tribünlerde 1990’larda faili meçhul cinayetlerle özdeşleşmiş beyaz Toros model arabanın ve Yeşil lakaplı istihbaratçı Mahmut Yıldırım’ın pankartları açıldı.
Beyaz Toros, 90’lı yıllarda Türkiye’nin doğu illerinde polis olduğunu öne süren kimselerin “Polisiz, bizimle Emniyet’e kadar gelmeniz gerekiyor” diyerek insanları beyaz Toros’lara bindirdiği, sonrasında bu kişilerden haber alınamadığı zamanları akla getiriyor.
Hafıza Merkezi’nin “Konuşulmayan Gerçek: Zorla Kaybetmeler” raporuna göre, 1980-2000 yılları arasında 1.316 isimden bir daha haber alınamadı. Yine rapora göre 1993-97 yılları arasında kaybedilenlerin sayısı her yıl yüzü aşıyordu.
Olaylar sonrasında Bursaspor’a dokuz maç seyircisiz oynama cezası verildi.
Erva Aydın, Bahar Çotur
2.3.23
domuz damı tahkimatı

Özellikle son yaşanılan Kahramanmaraş-Gaziantep depreminde gündeme çıkan domuz damı, aslen madencilerin kullandığı bir tekniktir. Domuz damı madencilikte tavan göçüklerinin önüne geçmek için kullanılır.
Bu yöntem için doğru boyutlardaki ahşap malzeme tavan kısmına sıkıştırılarak tavanın ya da deprem durumunda enkazın çökmesini engeller.
Ahşaplar dikdörtgen ya da prizma şeklinde yerleştirilerek tavan için bir destek görevi görürler. Bu şekilde bir yaşam koridoru oluşturularak insanların geçişi sağlanır.
1999 Gölcük depreminde 103 kişinin hayatının kurtarılmasını sağlayan yöntem 2023 Kahramanmaraş-Gaziantep depreminde de birçok insanın sağ olarak enkazdan çıkmasını sağladı.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
21.2.23
sismik izolatör

6 Şubat 2023 tarihinde merkez üsleri Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. İlk sarsıntıları artçı depremler takip etti ve binlerce bina yıkıldı. Deprem felaketiyle gündeme gelen konulardan biri sismik izolatörler oldu. Bir binanın taşıyıcı sistemleri arasına yerleştirilen sismik izolatörler deprem anında ortaya çıkan enerjinin üst katlara olabildiğince az etki etmesini sağlıyor.
Sismik izolatörlerin maliyeti binanın durumuna göre farklılık gösteriyor. Uzmanlar sismik izolatörlerin bir binanın dayanıklılığındaki tek belirleyici faktör olmadığına dikkat çekerken var olan her binaya da sonradan eklenmelerinin mümkün olmadığını dile getiriyorlar.
Malatya ve Gaziantep’teki iki kamu hastanesinin, zeminlerine yerleştirilen sismik izolatörler sayesinde depremi hasarsız atlatması bu teknolojinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Ayşe Zeynep Özgül, Bahar Çotur
9.2.23
millî yas
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sebebiyle Türkiye’de yedi gün süreyle millî yas ilan edildi. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüklerinde iki şiddetli deprem meydana geldi. Resmi açıklamalara göre 9 Şubat itibariyle toplam on iki binden fazla kişi depremde hayatını kaybetti ve altmış bini aşkın sayıda kişi yaralandı. Arama kurtarma çalışmaları hâlâ depremden etkilenen on ilde devam ediyor.
Erva Aydın, Bahar Çotur
2.2.2023
M11 metro hattı
İstanbul Havalimanına artık metro ile gitmek mümkün. Kağıthane-İstanbul Havalimanı Metro hattı sayesinde Kağıthane durağından 24 dakikada İstanbul Havalimanına ulaşım sağlanabilir.
7 duraktan oluşan M11 metro hattı 22 Ocak 2023’te hizmete açıldı.
Yakın zamanda açılan M7 Yıldız durağı, F4 Boğaziçi Üniversitesi Aşiyan füniküler hattı ve M4 Sabiha Gökçen hatlarıyla birlikte İstanbul’da metroyla ulaşım daha da kolaylaşıyor.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
13.1.2023
maaş zammı
12 Ocak 2023’te TBMM’den geçerek yasalaşan kanun teklifine göre, Türkiye’de memur ve emekli maaşlarında yüzde 30’luk bir artış olacak. Resmi Gazete’de de yayınlanan kararda en düşük emekli maaşının 3500 Türk lirasından 5500 Türk lirasına çıkarıldığı belirtiliyor. Memur maaşı zammı önce yüzde 25 olarak açıklanmıştı. Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla zam oranı yüzde 30 oldu.
Ayşe Zeynep Özgül, Bahar Çotur
6.1.2023
erken seçim
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya göre 2023 başkanlık ve meclis seçimleri için erken seçim ihtimali söz konusu. Belirlenen seçim tarihinin erkene alınması ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun oylamasıyla gerçekleşebilir. Karar için salt çoğunluk yeterlidir. Türkiye’de erken seçime gidilmesinin en önemli nedenlerinden biri ülke ekonomisinin kötüye gitmesinden dolayı halkın tepkisinin artmasıdır. Yetkililer de bundan dolayı seçimleri erkene almak isteyebilir.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
15.12.2022
Altılı Masa
Altılı Masa, Türkiye’nin önde gelen altı muhalif siyasi partisinin liderlerinin bir araya gelerek kurduğu siyasi oluşumdur. Bu partiler, 2023 başkanlık ve milletvekili seçimleri için birleşmiştir. Altılı Masa, ilk toplantısını 12 Şubat 2022’de gerçekleştirdi. Kasım ayının sonunda düzenlenen en son toplantıda ise seçim beyannameleri ve temel politikalar konuşuldu. Birliğin Cumhurbaşkanı adayını Ocak veya Şubat ayında açıklaması bekleniyor.
Erva Aydın, Bahar Çotur
3.12.2022
EYT
Emeklilikte yaşa takılanlar ya da EYT, emeklilik için yıl ve primini tamamlayıp da yaş sınırından dolayı emekli olamayanları temsil eder.
EYT sorunu 1999’daki koalisyon hükümeti tarafından kabul edilen ve emeklilik yaşını yükselten 4447 sayılı kanun ile ortaya çıktı.
Yapılan değişiklikle emeklilik yaşı kadınlarda 58’e, erkeklerde 60’a, prim gün sayısı ise 7000 güne yükseltildi.
Fakat 29 Kasım’da Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu emeklilikte yaşa takılanlar için gerekli düzenlemenin Aralık ayında ya da en geç 2023 başında yapılacağını belirtti. Yeni yasa ile bir buçuk milyonu aşkın kişinin Ocak itibariyle emeklilik işlemlerinin başlaması ve Mart ayında da maaş alması bekleniyor.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
25.11.2022
merkez üssü
Yeryüzünde, deprem odak noktasına en yakın olan ve depremin en güçlü hissedildiği yere merkez üssü denir.
23 Kasım 2022 tarihinde merkez üssü Düzce, Gölyaka olan 6,0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 04.08’de gerçekleşen deprem, İstanbul, Bolu, Ankara, Eskişehir gibi çevredeki illerden de hissedildi.
Deprem sonucunda hayatını kaybedenlerin olmadığı belirtilirken, 93 kişinin yaralandığı bildirildi. 12 Kasım 1999 tarihinde yaşanan Düzce depremi birçok can ve mal kaybına sebep olmuştu. Bu depremin de daha büyük çaplı bir Marmara depremini tetikleme olasılığı çokça tartışılıyor.
Ayşe Zeynep Özgül , Bahar Çotur
18.11.2022
bant daraltma
Bant daraltma, bir internet sitesine erişimin yavaşlatılmasıdır.
İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı saldırı sonrasında sosyal medya platformlarına erişim kısıtlandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, saldırıdan sonra görüntülerin ve yanlış bilginin yayılmaması için bu platformlarda ülke genelinde bant daraltma uyguladığını açıkladı.
Haberleşme kanallarına erişimin kısıtlanması, gelişmeleri takip etmek isteyenler tarafından eleştirildi ve daha çok paniğe yol açtığı söylendi. On saatlik kısıtlamanın ardından uygulama kaldırıldı.
Erva Aydın, Bahar Çotur
12.11.2022
Anayasa değişikliği
4 Ekim 2022’de ana muhalefet partisi CHP’nin başörtüsü üzerine sunduğu yasa tasarısını takiben, Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Din ve Vicdan Hürriyeti üzerine olan 24. Maddesinde değişiklik yapılacağını duyurdu. Buna ek olarak, aile kurumunu güçlendirmek için, 41. Maddede de bir düzenleme önereceklerini söyledi.
Erdoğan bu duyuruyu, 5 Ekim’de gerçekleşen AKP grup toplantısında yaptı.
Değişikliğin, 2023 seçimlerine paralel bir referandumla yapılma olasılığı tartışılıyor.
Rumeysa Durmaz, Ezgi Gülek, Bahar Çotur
5.11.2022
TOGG
Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu TOGG, bu hafta ilk yerli elektrikli otomobili üretti. Otomobilin lansmanını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı. TOGG model aracın, 2023’te satışa çıkması bekleniyor.
Ayşe Zeynep Özgül , Bahar Çotur
29.10.2022
Cumhuriyet Bayramı
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan etti. Türkiye, Atatürk’ün ‘en büyük bayram’ dediği Cumhuriyet Bayramı’nı bu sene doksan dokuzuncu kez kutluyor.
Erva Aydın, Bahar Çotur
22.10.2022
maden kazası
14 Ekim 2022 Cuma meydana gelen Bartın maden kazasında şimdiye kadar 41 kişi hayatını kaybetti ve 11 kişi yaralandı. Kazanın gerçekleşme nedeninin, metan gazı ve havanın karışarak neden olduğu grizu patlaması olduğu öne sürülüyor.
Rumeysa Durmaz, Bahar Çotur
16.10.2022
sansür
Türk Dil Kurumuna göre: Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükümetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim.
Hükümetin “dezenformasyon yasası” olarak tanıttığı ama kamuoyunda “sansür yasası” olarak bilinen kanun, TBMM Genel Kurulu’nda 13 Ekim 2022’de kabul edildi.
Teklifin en çok eleştirilen yirmi dokuzuncu maddesi, “gerçeğe aykırı bilgiyi alenen yayan” kişiler için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
Bahar Çotur





